SOSYALİZMDE ÇOK YÖNLÜ GELİŞKİN BİREYLERİN YARATILMASI
Gelenek'in daha önceki sayılarında ve hemen tüm yayın organlarımızda, düzenin, siyasal üstyapı kurumlarının merkezine oturması öngörülen burjuva partilerinin bıraktığı boşluğu, devletin içindeki ve/veya desteğindeki diğer güç ve ideoloji örgütlenmeleriyle (medya, kontr-gerilla vs.) doldurmaya çalıştığını vurgulamıştık Gelenek; "Krizde Restorasyon Uğrağı",Gelenek 54, Mayıs 1997, s. 3. .Bugün gerek krizin çeşitli boyutlarında (özelleştirmeler, parlamenter demokrasinin temsil krizi vs.) gerekse restorasyon uğrağında, burjuvazinin, kendi sesini duyuran medyanın desteğine ihtiyacı vardır. Öyle ki medya zaman zaman "burjuva özne"nin yokluğunu hissettirmemek üzere, "özne''liğe soyunabilmektedir. Medyanın, kapitalist sistemde, yalnız kriz dönemlerinde değil, burjuvazinin görece sorunsuz sömürdüğü dönemlerde de kapitalizmin devamı yönünde gördüğü işlevlerin deşifrasyonu her geçen gün...
Postmodernizm tartışmaları Türkiye'de özellikle 1990'lı yılların başında popülarite kazandı. Batıda "moda" olan her akımı sorgusuz sualsiz ithal eden Türkiye aydını, bu tartışmalara yeni bir şey eklemekten çok varolanı anlamaya ve güzelce ambalajlayıp anlatmaya çalışır. Batı'daki yüklü külliyata karşın Türkiye'deki tartışmalar daha çok çevrilen kitapların üzerinden yol alır.'90'lardaki bu "moda" da geniş kesimler tarafından ucundan bucağından çekiştirilerek her mezeye sos olarak kullanılmaya çalışıldı. Pek haksızlık etmemek de gerekiyor, çünkü postmodernizm temel olarak bütünlüksüz, sistematiği olmayan, nedensellikten uzak bir kayganlığı barındırıyor. Örneğin, ilk elden, postmodernizmin ne olduğunun yanıtını verenlerin sayısı sınırlıyken, ne olmadığı üzerinden verilen yanıtlar daha net olarak karşımıza çıkıyor. Bunları...
Yalı Mah. Karaağaç Sk. No: 14 Maltepe/İstanbul
posta@marksistmanifesto.com
Marksist Manifesto | Gelenekten Geleceğe