EKONOMİK RASYONALİTE VE SİYASİ RASYONALİTE
TÜRKİYE KAPİTALİZMİNİN BİRLEŞMEYEN İKİ YAKASI:
TÜRKİYE KAPİTALİZMİNİN BİRLEŞMEYEN İKİ YAKASI:
GELENEK: Sayın Fulya Gürses, sizi 1979 yılında yayınlanan Dünya'da ve Türkiye'de Gençlik isimli toplumbilimsel araştırma-inceleme kitabınızdan tanıyoruz. Eşinizle birlikte hazırladığınız bu çalışmanız, Cumhuriyet gazetesi'nin "Yunus Nadi Armağanı" yarışmasında birincilikle ödüllendirilmişti. Yine aynı yıl, Köy-Koop'un düzenlediği "Akın Özdemir Ödülü" yarışmasında Kır Yoksullarının Günümüzdeki Durumu ve Geleceği başlıklı araştırma-incelemenize birincilik ödülü verildi.Geçtiğimiz ay, yeni bir kitabınız yayınlandı. Ekmek isimli bu öykü kitabınız, Seyhan Belediyesi'nin geçen yıl "Orhan Kemal Haftası" kapsamında düzenlediği yarışmada, "Orhan Kemal Öykü Ödülü"yle değerlendirilen beş dosyadan biri. Bu öykü kitabınız, sizin ilk edebiyat çalışmanız oluyor.Kitabınızdaki kısa özyaşam öykünüzden, 1960 sonrasının demokratik kitle örgütlerinde ve politik örgütlerinde (Sosyalist Gençlik Örgütü,...
Dünyada "iki kutupluluk"un sona ermesi ve sonrasında uluslararası dengelerde ciddi belirsizliklere yol açan gelişmeler, Türkiye burjuvazisi açısından her zaman önemli ağırlığa sahip olmuş olan dış politika alanında da yeni tartışmaları gündeme getirdi. Yeni dünya treninde bu kez iyi bir yer kapmak kaygısıyla, Türk burjuva siyasetçileri bu gündemi birincil sıraya yerleştirdiler. Türkiye kapitalizminin birikmiş sorunları, uluslararası kapitalizmin siyasal yeniden yapılanmasına bağlı olarak açılacak alanlara gözlerin çevrilmesinde önemli bir belirleyen kuşkusuz...Emperyalizmin sosyalizm karşısındaki siyasal zaferini, uzunca bir süredir içinde bulunduğu ekonomik kriz döneminde kazanmış olması uluslararası alanda yeni güç dengelerinin oluşumu sürecinin belirleyenlerinin de karmaşıklaşmasına / belirsizleşmesine yol açtı. Bu, Türkiye burjuvazisinin...
Marksizmin her alanda yeniden üretilmesi düşüncesi, bu misyonu sahiplenenler için öğrenme iştahını açıcı etkisiyle, heyecan vericidir. Bu düşünce, burjuvaziye karşı mücadele içinde anlamını kazanır ve dolayısıyla politik bir içeriği vardır. Marksizmin birçok alanda kendini hissettirmesi, politik mücadeleyle köprü oluşturabildiği ölçüde anlamlıyken, köprünün kopması, marksizm dışı ve takiben karşıtının oluşmasıyla sonuçlanıyor.Bu yazıda, marksizmin sınırları içerisinde siyaset ve entellektüel üretkenlik - burada geniş anlamda kullanılıyor- arasındaki ilişkiyi tartışmaya çalışacağım. İlişki ya da ilişkisizliği politikanın belirlediği nesnel koşullar ve konunun öznesi aydın üzerinde, şimdilik olumsuz örneklerden yola çıkarak tartışmak durumundayız.Batıdan bir örnek: Frankfurt okuluSosyalizmin yenilgisi ve takiben entellektüel aranışlar denildiğinde, nedense önce akla...
İki bölümden oluşacak olan yazının temel konusunu, özellikle 1960 sonrasında bir çıkış yapan işçi hareketinin burjuvazinin program, politika ve örgütlenme biçimleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri oluşturuyor.Kimi ön açıklama ve değinmelerle başlamak yararlı olacaktır. Bu yazının, ne Türkiye'nin yaklaşık olarak son 40 yıllık siyasal tarihi üzerine yapılmış incelemelerden daha kapsamlısını gerçekleştirme, ne de bu alanda hiç söylenmemiş şeyleri söyleme iddiası bulunuyor. Daha çok, söz konusu kesite yukarıda açıklanan konu bağlamında yeniden yaklaşılacak.Tartışmanın eksenini sermaye birikim süreçleriyle birlikte tarif edilecek sınıflararası ilişki ve kurumlaşmalar ve bu ilişki ve kurumlaşmaların birikim modellerindeki tıkanma ve değişmelere bağlı olarak gerçekleşen reorganizasyonları oluşturacak. Söz konusu...
Önce şu sorunları çözelim, sonra sosyalizme sıra gelir diyenlerin, uçuk projelerine kitle desteği bulmanın, sınıfsız bir sosyalist toplum projesine kitle desteği bulmaktan daha zor olduğunu anlamaları için biraz marksizm öğrenmeleri zorunlu. Çünkü sorunları kimin adına çözecekleri tercihini bir an önce yapmaları gerek.Haftalık haber dergisi 2000'e Doğru'nun 7 Haziran 1992 tarihli sayısında, SP'li mühendislerin hazırladığı "1000 Günlük Alternatif Program" yayınlandı. SP programı özetle, "tarım ürünü ithalatını yasaklamak, makine imalatı sanayiinde ithal ettiklerimizin çoğunu içerde üretmek, yatırım malları üretiminin tüketim malları üretimine oranını ters çevirmek, toprak devrimi vb. önlemlerin alınmasıyla tarımda ihracatı yüzde 50 arttırabileceğimizi, dış borcumuzu ödeyip artıya geçebileceğimizi ve...
Çok uzun zamandan beri bu sayfalarda yinelenen bir saptama ile başlamak istiyorum: Türkiye'de sosyalistler açısından siyasal gündeme girmek, işçi sınıfıyla kopmuş bağlarını yeniden kurmak ve bunları başarabilmek için gerekli olan politik aracı, yani devrimci sosyalist bir işçi partisini yaratmak bir zorunluluk haline gelmiştir. îçinde bulunulan marjinal konumun aşılması bir gerekirliğin ötesinde ölüm-kalım sorunudur. Daha önce söylenmişti; başarısızlık durumunda sosyalistleri bekleyen, 50'li yılları mumla aratacak bir likidasyondur. Zaman sosyalistleri sıkıştırıyor.Siyasal gündeme etkin bir özne olarak müdahale edememenin gösterge ve gerekçelerinden birinin solun geneline damgasını vurmuş olan ideolojik üretimsizlik olduğu açık. Bunun iki boyutu var: Birincisi, solun marjinal konumunu sürdürdüğü oranda ideolojik...
İşçiler istiyor. Vermek burjuvazinin işi, zorlanırsa ve siyasal iktidara tehdit oluşturmuyorsa verebilir; ama işin daha etkili bir çözümü var, beklemeyi öğretiyor. Yer: Pazar. Beklemenin mekanizmaları ("serbest" olanı ve olmayanıyla) pazarda kurulu; verebilecek olan pazarın hakimi; isteyen, önce taksitini ödeyecek sonra bir dahaki takside kadar pazarı evine, işine götürecek: zihni yeni taksitleri istemeli, beklemeli... Pazarın varlığı yalnız tüketime değil, günlük hayatı kuşatmasına çalışılan bu beklentiye, tüketecekmiş gibi olmaya da bağlı ve on yıllardır oynanan bu oyunun çerçevesi tüketim ideolojisiyle çizili. Yazıda, oyundaki alıcı aktörün somut ekonomik alım gücünü bunun Türkiye'de yaşanan sermaye birikim süreçleriyle ilişkisini özet olarak, pazar çevresindeki ilişkilerde açığa...
12 Eylül 1980 darbesinden 12 yıl geçmiş olmasına rağmen Türkiye'de sosyalizm mücadelesinin seyrini belirleyecek bir hareketin yokluğu Ve Türkiye sosyalist hareketinin Türkiye siyasal gündemine hâlâ girememiş olduğu bir konjonktür içindeyiz. Bir de buna, 80'lerin sonlarında çözülen sosyalist sistemin ve reel sosyalizmin yıkılışım eklersek, Türkiye burjuvazisinin işçi sınıfı ve diğer emekçi kesimlere karşı rahat davranmasının köklerini anlamak mümkün oluyor. Asıl önemlisi, sosyalist hareketin hem dünya hem de Türkiye'de prestijini yitirmiş olmasının da verdiği rahatlıkla Türkiye'de liberal rüzgarlar rahatça esmeye başladı.1917 ertesinde oluşan atmosfer, özellikle de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin ekonomik yaşamı örgütlemede katettiği olumlu mesafe, dünyadaki ekonomik, sosyal, siyasal vb. süreçlerin...
Yalı Mah. Karaağaç Sk. No: 14 Maltepe/İstanbul
posta@marksistmanifesto.com
Marksist Manifesto | Gelenekten Geleceğe