Gelenek Sayı 14

FAŞİZMİN EKONOMİ POLİTİĞİ ÜZERİNE DEĞİNMELER

Faşizm ve ekonomi politik... Marksist ekonomi politik ile III. Enternasyonalce üzerinde en son mutabık kalınan faşizm tahlili yanyana getirilince ne yazık ki faşizmin ekonomi politiği çözümlenmiş olmuyor. Çünkü böylesi bir arayışın içine sanıldığından çok daha fazla konjonktürel zorunluluklar siyasi parametreler ve teorinin kendi içinde taşıdığı eşitsizlikler siniyor.Bugün bilimsel sosyalist gelenekte iktidar perspektifi dışına düşmüş kimi siyasi temsilciler faşizm sorununu "en gerici tekeller" tekerlemeleriyle çözümlediklerini varsayıp rafa kaldırmış ekonomi politik konusunda katkı bekleyen bir alanı da troçkizan iktisatçılara bırakmış gözüküyor. Faşizmin tahlili kapitalizmin ekonomi politiğinden ve burjuva toplumunun bütünsel eleştirisinden koparıldıkça ne yeni sol akademisyenler ne de geleneksel solun derinliksiz tekerrürden...

ŞİDDETİN ARDINDA BİRİKEN

Türkiye’de uzunca süredir hep günlük politika konuşuluyor. Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren gelişmeler bir bütün olarak ülkenin gündemini belirledi. Bugün, bu yoğun tartışma ortamı bir ölçüde sona ermişe benziyor. Peygamberce sonuçlar henüz ortaya çıkmasa bile görevler belirlendi ve artık “yapılacaklar” bekleniyor.Kuşkusuz politika yine sürecek. Politika bilinen ölçüleriyle, insanları depolitize etmek doğrultusunda kullanılacak. Beklentiler başka bahara kalacak. Peki, neler bekleniyordu? Kasımın sonundan bu yana gündem seçim sonuçlarının değerlendirilmesiyle belirlendi. Ayrıca, daha önce de gelmesine mutlak gözüyle bakılan zamların insanları dehşete düşürecek ölçüde yüksek oluşu önemli bir çalkantı yarattı.Mevcut sistem içerisinde muhalefet işlevini yüklenmekle görevlendirilen partilerin zam furyasını göreli bir memnuniyetle karşıladıkları...

BİR İNGİLTERE VARDI…

1978 yılındaydı...TKP tarihinde önemli bir muhalefetin ilk soluk alışları duyulmaya başlanmıştı.1978 yılındaki soluk sesleri TKP için çok önemliydi. Dönemin devrimci nesnelliği içerisinde, bu örgüt neredeyse üzerine ölü toprağı atılmış durumda idi. İngiltere'den gelen bir rüzgâr, bu ölü toprağının üzerinde şöyle bir esti. Bu esinti, kaçınılmaz olarak önem kazandı. "İngiltere"nin kendisi değil, bu esinti önemliydi.İngiltere için "polisiye" denmesi, İngiltere'nin çocukça bir tepkisellik içerisinde olması değil, ölü toprağının üzerinde esen rüzgârın varlığı önemliydi.Ama, İngiltere zamanla, bir rüzgâr olduğunu unuttu. Hava kadar su kadar, kalıcı olmadığını, başkalarının hareket ve dinamiklerine tabi olduğunu unuttu. Ve öneminin eksilmeyeceğini sanmaya başladı...İngiltere'den esen rüzgâr, Türkiye sosyalist hareketi...

İŞTE ÖYLE BİR SEÇİM

Türkiye'de 1973, 75, 77, 79 ve 1983 yıllarında da seçim yapılmıştı. Ama, bu seçimlerin hiçbirisi 1987 yılındaki kadar maskaraca, insanlarla alay edercesine gerçekleşmemişti. Biraz keyif, biraz öfkeyle küçük, bir seçim gezintisine çıkmak, sanırız söylemek istediklerimizi daha açık hale getirecek.ABD'de, bir seçim çalışmasından çok spor karşılaşmalarını andıran kampanya dönemleri vardır. Bu kampanya dönemlerinde, iyi beslenmiş sarışın kızlar, popolarını sallayarak tepinirler. Örneğin bir aday için şöyle oy istedikleri görülür: "Bam bam bam, votes for Cunningham"... Hiçbir fark yoktu. Yalnızca iyi beslenmiş, sarışın kızların yerini biraz göbekli, Osmanlı bıyıklı ve kavuniçi tişörtlü şakşakçılar almıştı. Türkiye'nin binbir sorunu olan kentlerinde, kasabalarında, köylerinde, "I love...

OKURLARLA

88'e "merhaba" derken okurlarımızın, dostlarımızın yeni yılını kutluyoruz. 88'in, hep birlikte uğraş verdiğimiz hedefleri yakınlaştırması dileğiyle...Bu kitabımızdaki "Gündem" doğal olarak, bir önceki kitabımızda yer veremediğimiz seçim sonuçlarına ve yakın geleceğin kimi politik perspektiflerine ilişkin. 87 Kasım ayının sonunda Türkiye'de "olabilecek olan" neyse, o oldu. Önemli olan, bundan sonrasının gelişmeleri. Seçimlere ve gündemdeki politik konulara ilişkin iki yazıya yer veriyoruz.Demokrasi, Faşizm ve İktidar; bu kitabımızın ana başlığı. Türkiye solunun en çok demokrasiden söz ettiğini hep biliyoruz. Metin Çulhaoğlu'nun kısa yazısı "Demokrasi Sorunu ve Nihai Hedef üzerine" zaman zaman oldukça yersiz kuşku ve eleştirilere neden olan bir konuya açıklık getirme amacını taşıyor....

DEMOKRASİ SORUNU VE NİHAİ HEDEF ÜZERİNE

Türkiye solunda nihai hedefin yani sosyalizmin vurgulanması neredeyse bir “garabet” olarak görülmeye başlandı. Nihai hedefin vurgulanması 1961-1971 döneminde de belirli çevrelerden tepki alırdı. Gerekçe şuydu: Türkiye’de ürkütülmemesi gereken millici güçler vardı bunlar “cephe”ye katılmak üzereyken sosyalizm hedefini yineleyip bir çuval inciri berbat etmenin alemi yoktu... Benzer kaygıları bu kez burjuvazinin demokrat olduğu varsayılan kesimlerinden hareketle bugün de duyanlar olabilir. Amacım bunları tartışmak değil. Doğrusu bu tür yaklaşımların eskisi kadar ciddiye alındığını da sanmıyorum. Ancak bir başka eleştiri daha var ki ona kısaca göz atmak gerekiyor.Söylenen özetle şu: Sürekli olarak nihai hedefin vurgulanması ortada duran yakın ve pratik görevlerin ihmal edilmesine...

JAKOBENİZM VE SİYASETİ SEVMEK

''Emredin ne emrederseniz yok edin beni özgürlük yok olmadan.”RobespierreDaha önce bu dizide ileri sürülen Jakobenizm kavramına ilişkin tezlere katkıda bulunmak bu yazının amacını oluşturuyor.Tarihçi Carr “bir yerlerden gelmekte olduğumuz inancı bir yerlere gitmekte olduğumuz inancı ile sıkı sıkıya bağlıdır.”diyor. Carr E.H.; Tarih Nedir, Birikim yay., s.176  Bir de Yalçın Küçük’ ün “Aydın kökünü arayan yaratıktır.” sözü var. Tarih bilinci gelişmiş her bireyde bu eğilim, kendisini, bireyin geriye dönüp öncüllerini bulma merakında açığa vuruyor. Marx’ta, Engels’te bu böyle. Geriye dönüyorlar. Jacques Roux’lara Babeuf’lere kadar gidiyorlar. Ütopik Sosyalizm, Bilimsel Sosyalizm’ de ütopyacılara olan borç, “Biz kendi payımıza... o ululuğuyla insanı şaşırtan düşüncelerden...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur