Gelenek Sayı 18

SIRADAN OLMAK YA DA OLMAMAK…

Sosyalist hareketin gündemine program sorunu ne zaman girse hemen Engels’in ünlü sözleri akla gelir; pratikte yapılanların programın kendisinden daha önemli olduğuna ilişkin çok bilinen sözler...Engels’in değerlendirmesine karşı çıkmak ve bir programın kendi başına taşıyabileceği belirleyiciliklere aşırı önem vermek elbette doğru olmaz. Ne var ki sosyalist hareketin bugün geldiği noktada, aynı sorun gerçekten de özellikle yaşamsal bir önem taşımaktadır. Program sorununun günümüzde böyle özel bir önem kazanması iki temel nedene dayanıyor:1- Marksist birikim bugün kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci yaşamaktadır. Geçmişin deneyimleri ve günümüzün verileri, Marksist çözümleme araçlarıyla bir kez daha harmanlanma durumundadır. Bilinçli katılım düzeyleri arasında farklılıklar olsa bile, Türkiye’deki...

LEGAL SOL PARTİ: ESTETİZE EDİLMİŞ YANLIŞLAR

Legal sol parti tartışmaları Türkiye solunun gündeminde önemli bir yer tutmaya başladığında, hemen herkesin birleştiği bir nokta vardı.Hiç değilse belli bir süre, bir partinin kuruluşundan çok, tartışmaların kendisi önem taşıyacaktı. Artık somut girişimlerin kendisini hissettireceği, hissettirmesi gereken bir döneme girilirken, legal sol partiye yönelik tartışmaların oldukça yararlı olduğunu, hatta kimi konularda küçümsenemeyecek netlikte tabloların ortaya çıktığını belirtmek gerekiyor.Tartışmalar başlarken sezilen gerçekleşmiş, belli bir süre bu partinin ete kemiğe bürünmesinden çok, legal bir sol partinin çeşitli özellikleri üzerine tartışmalar belirleyici olmuştur.Bu tartışmalarda elbette bir tükeniş noktasına ulaşılmamıştır. Dahası, bu tartışmalar legal bir sol parti ve bu partinin ilkeleri ile Türkiye sosyalist...

LEGAL PARTİ PROGRAMLARINA BİR BAKIŞ

Türkiye'de sosyalist hareketin başlangıcından bu yana ürettiği legal parti programlarının, yeni partileşme tartışmalarının gündeminden inmediği günümüzde yeniden ele alınmaları gerekiyor. Elbette yalnızca legal programların değil. Geçmişte ya da bugün açık yayınlanma şansları olmamış ya da olamayan programların da tartışılması gerekiyor. Her yeni girişim, kendinden öncekilerle hesaplaşmasını yapmak zorundadır. Bu zorunluluk legalite-illegalite ayrımının ötesinde. Ancak iki kategoriden belgelerin eşit koşullarda otopsi masasına yatırılmaları da mümkün değildir. Kimi belgeler, çaresiz, temellendikleri ideolojik arka planları itibariyle tartışılabilecek. Gelenek'in bu anlamda sonuçlar çıkarsanabilecek çalışmalara baştan beri yer verdiğini düşünüyorum.Bu yazı bütünsel bir otopsi işlemini gerçekleştirmek iddiasında değil. Bunun bir başlangıç olarak algılanması gerekli. Yalnızca...

SOSYALİST PROGRAM MI? KAMPANYA METNİ Mİ?

Bir sosyalist partinin program eleştirisine esas olacak temel noktalar özellikle günümüz Türkiyesi'nin gerçekleri göz önüne alındığında neler olmalıdır?1-Marksist-leninist teori ve pratiğin dünya çapında ve bunun bir parçası olarak Türkiye'deki sorunlarının bugünkü biçimlenişi nedir? Programda bu sorunlar hangi boyutlarda ele alınmıştır?2-Bugünün gerçekleri ile kurulması düşünülen sosyalist toplum arasındaki sürece bakış programda nasıl ele alınmıştır?Bir sosyalist partinin programı, sosyalizmin evrenselliği ile perspektiflerin yerelliği arasındaki geçişi ve dengeyi sağlamak durumundadır. Bunu başarabilmenin en önemli yolu, sosyalizmin evrensel sorunları ile ülkenin sosyalist güçlerinin yerel sorunları arasındaki ilişkilendirmeyi doğru bir zemine oturtmaktır. Program sorununun ikinci önemli boyutu ise bir öngörü olarak kurulması düşünülen sosyalizmin niteliklerine...

TÜRKİYE’DE FAŞİZM TAHLİLLERİ VE TARTIŞMALARI -I-

Bugünden bakıldığında, Türkiye'de faşizm tartışmalarının ilginç bir kaderi var;71 sonrasında her siyasi çizginin kendi siperinden diğerlerine yönelttiği ateşli eleştiri ve suçlamalar, 1980 sonrasında ise bu konuda yapılabilecek bütün alıntıların ya da perspektiflerin tüketilmesinden kaynaklanan bir suskunluk... Faşizm konusunda herkesin göz attığı sınırlı bir literatürü kırpıp kırpıp yıldız yapmak ve sözcüklerin nüans ayrımlarına yaslanan ağız dalaşlarına girmek, artık genellikle hiçbir siyasi çizgiye çekici gelmiyor.Faşizm Tartışmalarında Temel1975-80 arasındaki tartışmalara göz attığımızda üzerinde en fazla durulan konunun faşizm olduğunu görürüz. Her dergi bir diğerinin "oportünist faşizm teorisini" teşhir eder, her örgüt bir başkasının "faşizm teorisinin revizyonist yüzü"nü açığa çıkarır, böyle geçinip gidilirdi. Gerçekte...

EYLEMİN NERESİNDEYİZ?

1988 yılının baharı, yine solda bir hareketliliğe sahne oldu. Nisan ayının son günlerinde İstanbul'da başlayarak diğer kentlere de yaygınlaşan öğrenci eylemleri ve 1 Mayıs kutlama girişimleri bu hareketliliğin iki kanalını oluşturdu. Bu iki kanalın ortak paydası aynı hafta içinde yaşanmış olmaları değil. İkisi birlikte ele alındığında Türk solunun pratik etkinlik açısından bulunduğu noktaya ışık tutulabileceğine inanıyoruz.Bu kısa değinmede öğrenci gençliğin hareketinin ayrıntıları ve somut biçimlenişi tartışılmayacak; hareketin genel siyasal panorama ve sol hareketin genel yönelimleri ile ilişkili yönlerine değinilecek. Aynı uyarıyı 1 Mayıs günü yaşananlarla ilişkili olarak da tekrarlayalım: Yazının sorununu eylemin somutu değil, solun, eylemin biçimlenişinde yansımasını bulan zaaf...

DİN SORUNU VE POPÜLİST YAKLAŞIMLAR

Türkiye'de pek çok sosyalistin din konusunda net sayılabilecek bir görüşü yok. Halbuki bir devrimci çizginin açık seçikliği, din konusundaki görüşüyle de ortaya çıkar. Devrimciler bu konuda nedense ürkek olmuşlardır. Devrimci aydın, teolojik konularda kendini genellikle yetersiz görmüştür. Gereksiz bir komplekse kapılmıştır bu konularda: "Ben din konusunda pek çalışma yapmadım, yeni incelemeye başladım..." Devrimci aydının cevapları genelde böyledir. Sanır ki din, dinsel ayinlerden ibarettir; dinsel ayinleri bilmedin mi o dini de bilmiyorsundur. İşte bu noktada devrimci aydın, teolojik alana karşı bir ürkeklik geliştirir. Halbuki dinsel ayinlerle ilgili alan, dini bilgilerin en basitlerini kapsar. Bu tür bilgiler bir küçük ilmihalden öğrenilebilir; ama...

OKURLARLA

Elinizdeki haziran kitabımızın ana konusunu sosyalist harekette program sorunu oluşturuyor.En başta "Gelenek Gündemi", bu konuda somut saptamalar içeriyor. Gündem yazısının başında gerekli açıklama olmakla birlikte burada bir kez daha vurguluyoruz: "Legal Sol Parti İçin Programatik Öneriler" kapsamlı bir program çalışmasının ürünü değil, dünya ve Türkiye saptamalarına bir yaklaşım denemesidir. Bu sınırlı kapsama rağmen yapılan saptamaların Türkiye'deki sosyalist kadrolar açısından üzerinde mutlaka durulması gereken önemde olduğuna inanıyoruz.Metin Çulhaoğlu'nun program sorununa ilişkin yazısının başlığı "Sıradan Olmak ya da Olmamak". Yazı bir sosyalist programın temeli olması gereken ilkelere genel bir yaklaşım sergiliyor. Bu arada program sorununun günümüz koşullarında taşıdığı özel önemi de vurguluyor....

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur