Gelenek Sayı 42

DEVRİMCİ KRİZ VE UZLAŞMA MODELLERİ I

Türkiye kapitalizminin toplumsal kriz potansiyelini gerçekçi bir tarzda saptamak, bu potansiyelin devrimci bir kriz olasılığı ile ilişkisini kurmakx Türkiye'de sosyalist devrimci politikanın merkezi sorunudur. Bu sorunu, politik iktidarın ele geçirilmesi perspektifi ile birlikte tartışmak giderek ayrıksı hale gelen bir misyona denk düşüyor.Türk solu devrimci kriz dinamikleri içerisinde işçi hareketinin politik vazgeçilmezliğini, nasıl sağlıksız bir gecikmişliğin telaşı ile ancak 80’li yılların ikinci yansında algılamaya başlamışsa, öne çıkan ya da giderek sönümlenen diğer dinamiklere de aynı sübjektivizm ile yaklaşmıştır. Bugün sosyalist ve devrimci hareketin, ortalamacı, hep geç keşfetmenin telaşı ile belirlenen çözümlemelere meyletmesinin ardında politik kriz dinamiklerini saptama yeteneğindeki olgunlaşmamışlık büyük yer...

TÜRKİYE’DE ANARŞİST Mİ VAR

Hemen hergün duyuyoruz: "Sosyalist de olsa ben her türlü devlete karşıyım." Olabilir mi acaba? Bu ülkenin insanları devletin baskısından çok çekti, bunun bir tepkisi mi? Bu tepkiyi anlamaya çalışıyorum ve bu tür lafları edenler ancak sol ile yeni tanışmışsa zamanla hanyayı konyayı görür düşüncesiyle mazur görülebilir diyorum."Birilerinin diğerleri üzerinde iktidar dediğini duyunca tüylerim diken diken oluyor" türü serzenişler ise sanki bir öncekini tamamlıyor. "Bana artık işçi sınıfının bilimi filan demesinler, ben herşeyden önce insanlığa inanıyorum" ve "şu kadar maaş alan işçiler değil her kesimden ezilenler" lafları da bir bütüne oturuyor ve ortaya bu argümanların sahibi bir tipoloji çıkıyor. Bu tipoloji,...

YUNANİSTAN SOLU: DAĞLARDAN ŞEHİRLERE BİTMEYEN TRAJEDİ

Trajik, belirli bir dönemde çözülemez çelişkileri tarihen zorunlu ihtiyaçlarla pratikte karşılama imkansızlığı arasındaki çelişkileri yansıtır. Acılar, ölüm yenilgi bu dönemin parçaları olabilir.Sonuç yenilgiyse, günah keçisi aramak, çoğu zaman başvurulan genel bir alışkanlık ve sorumsuz bir kolaycılıktır. Oysa, sahiplenmek, aklamak ya da yargılamak değil anlamaya çalışmaktır. Bu yazıda, Yunan tragedyasının günah keçisini arama kaygısı güdülmeyecek. Amaç, bu tragedyayı anlatmak hiç değil; daha çok onun anlaşılabilmesi için gerekli çerçeve sunulmaya çalışılacak...KKE'nin (Yunanistan Komünist Partisi) klasik marksist tezlere dayanan programı ve Yunanistan'ın özgül konumu arasındaki eşitsizlik ve çelişkiyle KKE içindeki ideolojik ayrımlar, özellikle 1948'e kadar olan çalkantılı tarihte yoğunlaşarak ele alınacak. Çünkü Yunanistan'da...

ÜNİVERSİTEDE SOSYALİST MÜCADELE

Seksenli yılların ikinci yarısında solun hareketlilik ivmesi yukarı doğru yükselirken, bu yükselişin karşılık geldiği alanlardan birisi de üniversiteler olmuştu. Özellikle, bu hareketliliğin örgütsel karşılığı olan öğrenci derneklerinin Türkiye genelinde bir yaygınlığa ulaşması ye merkezi öğrenci eylemleri bir önceki dönemden devralınmış "öğrenci hareketi" kavramını sokuyordu. Her şey eskisi gibi olacaktı; anti-emperyalist, anti-faşist kitlesel bir öğrenci hareketi, onun dinamizminin sola getireceği canlılık vb. Ancak tüm bu beklentiler ve iyimserlik gün geçtikçe bir hayal kırıklığına dönüşmeye başladı. Bugünse Türkiye sosyalist hareketinde hiç kimse ağzına bu beklentileri, kitlesel bir öğrenci hareketi lafzını almıyor. Uzunca bir dönem kendiliğinden bir devrimcilik, doğal bir aydın olma vasfı,...

GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMEYEN ‘AYDINLANMA’ TARTIŞMALARI ÜZERİNE KISA BİR NOT

Türkiye'de, hiçbir zaman tam olarak yaşanamadığından olsa gerek, "aydınlanma" kavramı gündeme sık sık giriyor. En son, kemalizmi yeniden canlandırdığı düşünülen Uğur Mumcu olayı, bu kavramın bazılarınca yeniden öne çıkarılmasına yol açtı. Diğer yandan, bir süredir doğuda yaşanan bir "Kürt aydınlanması"ndan söz ediliyor.Öncelikle yukarıda sözü edilen her iki alanın da bir aydınlanma dinamizmi içermekten son derece uzak olduğunu saptamak gerekiyor. Aydınlanma düşüncesi ile arasında her zaman ciddi bir mesafe bulunan kemalizmin, Türkiye'de bir kez daha ilerici düşüncenin eksenini oluşturma şansı bulunmamaktadır. Bunun üzerinde aşağıda da durulacak. Diğer taraftan, 20. yüzyılın sonlarına gelinirken, tek başına ulusal motiflerden yola çıkan bir dinamiğin, aynı...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur