Gelenek Sayı 42

YENİ BİR DÖNEME GİRERKEN GELENEK

Gelenek'in son sayılarında "yeni" denebilecek çok fazla şeyin söylenmediği geçmiş dönemde oluşturulmuş olan çerçevenin sınırlarını zorlamaktan çok zaten "bilinen"lerin üzerinden gidildiği okurlarımızın dikkatini çekti.Teorik üretkenlik "tempo"sundaki düşüşün bu kadar çabuk dikkat çekmiş olmasını önemsememek mümkün değil. Türkiye solunda yıllarca hatta bazıları açısından on yıllarca teori adına aynı çerçevenin içinde kalınması alışılageldik bir durumken bu durum artık "doğal" karşılanırken, bizim okurlarımızın farklı bir beklenti içinde bulunmasını, Gelenek'in çıkış hedeflerine önemli ölçüde ulaştığının somut bir göstergesi olarak değerlendiriyorum.Gelenek, teorik üretimi siyasal bir hareketin yola çıkarken kendisini tanımlama ihtiyacından kaynaklanan bir kimlik deklarasyonundan ibaret görmedi. "Devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz" sözündeki devrimci...

TÜRKİYE’DE ANARŞİST Mİ VAR

Hemen hergün duyuyoruz: "Sosyalist de olsa ben her türlü devlete karşıyım." Olabilir mi acaba? Bu ülkenin insanları devletin baskısından çok çekti, bunun bir tepkisi mi? Bu tepkiyi anlamaya çalışıyorum ve bu tür lafları edenler ancak sol ile yeni tanışmışsa zamanla hanyayı konyayı görür düşüncesiyle mazur görülebilir diyorum."Birilerinin diğerleri üzerinde iktidar dediğini duyunca tüylerim diken diken oluyor" türü serzenişler ise sanki bir öncekini tamamlıyor. "Bana artık işçi sınıfının bilimi filan demesinler, ben herşeyden önce insanlığa inanıyorum" ve "şu kadar maaş alan işçiler değil her kesimden ezilenler" lafları da bir bütüne oturuyor ve ortaya bu argümanların sahibi bir tipoloji çıkıyor. Bu tipoloji,...

GELİŞKİN MARKSİST DÜŞÜNCE VE SİYASALLAŞMA

Sosyalist hareketin önündeki temel sorunun her yeni evrede baştan tanımlanması gerekiyor.Hareketin bugünkü temel sorunu, gelişkin marksist düşünce ile siyasal pratik arasında buluşma alanları yaratılmasıyla ilgilidir. "Sosyalist hareketin sorunu" dendiğinde, akla hiç kuşkusuz başka birçok başlık gelecektir. Kimisi "birlik" diyecektir, kimisi "kitleselleşme". Teoride yeniden yapılanmayı ve bir tür teorik açılımı temel sorun olarak görenler de çıkacaktır. Çıkmıştır. Bunların hepsi zorlanmıştır.Sonuç alınamamıştır.Bugün, temel soruna ilişkin yukarıdaki tanımda ısrarlı olmak gerekiyor. Bu, öyle keyfi bir tercih değildir. Gelişkin marksist düşünce ile siyasal pratik arasında birtakım buluşma alanları yaratma düşüncesi, diğer sorunların da irdelenebileceği sağlıklı bir zemin oluşturacaktır. Buluşma alanlarının fiilen yaratılması ise, irdeleme...

YUNANİSTAN SOLU: DAĞLARDAN ŞEHİRLERE BİTMEYEN TRAJEDİ

Trajik, belirli bir dönemde çözülemez çelişkileri tarihen zorunlu ihtiyaçlarla pratikte karşılama imkansızlığı arasındaki çelişkileri yansıtır. Acılar, ölüm yenilgi bu dönemin parçaları olabilir.Sonuç yenilgiyse, günah keçisi aramak, çoğu zaman başvurulan genel bir alışkanlık ve sorumsuz bir kolaycılıktır. Oysa, sahiplenmek, aklamak ya da yargılamak değil anlamaya çalışmaktır. Bu yazıda, Yunan tragedyasının günah keçisini arama kaygısı güdülmeyecek. Amaç, bu tragedyayı anlatmak hiç değil; daha çok onun anlaşılabilmesi için gerekli çerçeve sunulmaya çalışılacak...KKE'nin (Yunanistan Komünist Partisi) klasik marksist tezlere dayanan programı ve Yunanistan'ın özgül konumu arasındaki eşitsizlik ve çelişkiyle KKE içindeki ideolojik ayrımlar, özellikle 1948'e kadar olan çalkantılı tarihte yoğunlaşarak ele alınacak. Çünkü Yunanistan'da...

ÜNİVERSİTEDE SOSYALİST MÜCADELE

Seksenli yılların ikinci yarısında solun hareketlilik ivmesi yukarı doğru yükselirken, bu yükselişin karşılık geldiği alanlardan birisi de üniversiteler olmuştu. Özellikle, bu hareketliliğin örgütsel karşılığı olan öğrenci derneklerinin Türkiye genelinde bir yaygınlığa ulaşması ye merkezi öğrenci eylemleri bir önceki dönemden devralınmış "öğrenci hareketi" kavramını sokuyordu. Her şey eskisi gibi olacaktı; anti-emperyalist, anti-faşist kitlesel bir öğrenci hareketi, onun dinamizminin sola getireceği canlılık vb. Ancak tüm bu beklentiler ve iyimserlik gün geçtikçe bir hayal kırıklığına dönüşmeye başladı. Bugünse Türkiye sosyalist hareketinde hiç kimse ağzına bu beklentileri, kitlesel bir öğrenci hareketi lafzını almıyor. Uzunca bir dönem kendiliğinden bir devrimcilik, doğal bir aydın olma vasfı,...

TIKANAN BURJUVA SİYASETİ VE SOSYALİST POLİTİKA

Türkiye'de burjuva siyasetinden memnun kimse bulunmuyor. Siyasette bir nitelik kaybının bulunduğu, siyasetçilerin ve meclis başta olmak üzere siyasal kurumların ciddi bir saygınlık kaybına uğramış olması birinci ve daha genel bir eleştiri noktası. İkinci bir eleştiri konusunu ise, koalisyon hükümetinin özellikle ekonomideki politikasızlığı, daha doğru bir ifadeyle programsızlığı oluşturuyor. Sözkonusu iki temel eleştirinin sahipleri arasında bizzat burjuvazinin kendisi ağırlıklı bir yere sahip.Her iki eleştirinin de son derece somut olgulara işaret ettiği açık. Bu olguların ve daha genel olarak burjuva siyasetindeki tıkanma göstergelerinin arkaplanında ise iki temel yapısal neden bulunuyor: depolitizasyon belirlenimli siyasal üstyapının kendisi ve Türkiye kapitalizminin karşı karşıya bulunduğu özgül...

GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMEYEN ‘AYDINLANMA’ TARTIŞMALARI ÜZERİNE KISA BİR NOT

Türkiye'de, hiçbir zaman tam olarak yaşanamadığından olsa gerek, "aydınlanma" kavramı gündeme sık sık giriyor. En son, kemalizmi yeniden canlandırdığı düşünülen Uğur Mumcu olayı, bu kavramın bazılarınca yeniden öne çıkarılmasına yol açtı. Diğer yandan, bir süredir doğuda yaşanan bir "Kürt aydınlanması"ndan söz ediliyor.Öncelikle yukarıda sözü edilen her iki alanın da bir aydınlanma dinamizmi içermekten son derece uzak olduğunu saptamak gerekiyor. Aydınlanma düşüncesi ile arasında her zaman ciddi bir mesafe bulunan kemalizmin, Türkiye'de bir kez daha ilerici düşüncenin eksenini oluşturma şansı bulunmamaktadır. Bunun üzerinde aşağıda da durulacak. Diğer taraftan, 20. yüzyılın sonlarına gelinirken, tek başına ulusal motiflerden yola çıkan bir dinamiğin, aynı...

OKURLARLA

Okurlarımızla bir kez daha gecikerek buluşmanın burukluğuyla; merhaba...Gelenek kendi gündemini Türkiye'de sosyalist iktidarı hedefleyen bir partiyi Sosyalist Türkiye Partisi'ni hesaba katmayarak belirleyemez. Tam tersine bundan böyle teorik-siyasal misyonlarımızın ayrılmaz bir parçası olacaktır STP...Dünya Armağan böyle bir kesitte Gelenek'in işlevleri konusuna değiniyor. Gelenek'in belli bir nitelik ve yaratıcılık konusundaki titizliğinden kesinlikle vazgeçmeyeceğini vurgulayan arkadaşımız bu iddianın da pratikte kanıtlanacağını söylüyor.Marksist düşüncenin sosyalist hareketin siyasallaşma süreçleri ile olan ilişkisi ve gerginlik noktaları üzerinde duran Çulhaoğlu'nun çalışmasının büyük bir ilgi uyandıracağını düşünüyoruz. STP Siyasi Büro üyesi yoldaşımızın bu yazısı önceki yazılarla belli bir bütünlük oluşturmakta.Stalin... Cemal Hekimoğlu geçtiğimiz ay 40. ölüm yıldönümünde anılan...

“KEMALİZM” DE SİZE CAN SİMİDİ OLAMAYACAK

Ocak ayında Türkiye'de halk şaşkın bir pazar yaşadı. "Faili meçhul" kurşunlar Turan Dursun, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy'dan sonra bu kez de Uğur Mumcu'yu seçmişti. Hedefin, pek çok kişi tarafından tanınan bir isim olması, doğal olarak etkisini arttırıyordu. Yıllardır pek çok şeye alışkın insanlar, bu eksikliğe de pekala alışabilirdi. Ama cinayeti izleyen günlerde gelişmeler farklı seyretti.Basın ve TV'de olay şimdiye kadar pek az rastlanan bir yoğunlukta gündeme getirildi. Sadece haber olarak üzerinde durmanın ötesinde kitleler bu olaya sahip çıkmaya çağırıldı. Kamuoyu yaratmak için devlet tüm araçlarını seferber etmeye karar vermişti. İlk günden itibaren düzenlenen gösterilere çağrı TV, radyo basın aracılığı ile...

Sayıdaki Yazarlar

    Hoşgeldiniz!

    Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

    Kayıt Ol!

    Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

    *Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

    Şifrenizi geri alın

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Oluştur