Gelenek Sayı 69

TKP: BİR PERDE AÇILIYOR

11 Kasım günü Sosyalist İktidar Partisi’nin (SİP) Olağanüstü Kongre ile Türkiye Komünist Partisi adını benimsemesi gerek Kongrede ve sonrasında yaptığımız konuşmalarda gerekse kimi yayın organlarında yazılı olarak ele alındı. 1993’ten 2001’e yani sekiz yıl boyunca SİP’in “İ”sini doğru telaffuz etmeyi başaramayan günlük basın bile bu kez verdiği haberlerin kontrollü kısalığına karşılık meselenin özünü karıştırmamayı başardı.Gelenek’te bu açımlamaya devam etmek istiyorum. Başlarken kimi uyarılarda bulunarak…Türkiye solunun tarihinde bir süre TKP çatısı altında sonra çeşitli partiler örgütler giderek farklı parti ve örgütleri kapsayan belli başlı kanallar halinde bir bölünmüşlük yaşandı. Bu bölünmüşlüğün tarihsel bir vaka olarak yeri ile bugünkü mücadele üzerindeki etkisi...

TEMEL ÖZELLİKLERİ IŞIĞINDA İŞÇİ SINIFININ YAPISI VE SINIRLARI: ZOR ZAMANLAR ZOR ALAN VE ZAMAN DEĞİŞTİRİRKEN

“Hepsi birbirine çok benzer birçok geniş caddeler, aynı işi yapmak için, aynı saatlerde, aynı kaldırımlardaki aynı seslerle gelip geçen, kendileri için her günün dünle yarının aynısı olduğu, her yılın öncekiyle sonrasının sureti olduğu, eşitçe birbirinin benzeri insanlarca oturulan, daha da çok birbirine benzer pek çok dar caddeler içerirdi.” Charles DICKENS, Zor ZamanlarKapitalizmin ezilen ve sömürülen sınıfı olan işçi sınıfı, sınıfları ve sömürüyü ilelebet ortadan kaldıracak sınıftır da. Marx proletaryanın konumunu ve bu konumdan hareketle işçi sınıfının tarihsel misyonunu kapitalizmin ayrıntılı bir çözümlemesinden önce saptadı ve yola öyle çıktı. Ama bu öncelik Marksist teoriye hiç zarar vermedi. Marx işçi sınıfının misyonunun...

OKURLARLA

Merhaba11 Kasım 2001 bu ülkede mücadele edenler için önemli bir tarih oldu. 11 Kasım 2001’de Sosyalist İktidar Partisi gerçekleştirdiği Olağanüstü Kongrede ismini değiştirerek Türkiye Komünist Partisi (TKP)11 Kasım tarihini ''belgelemek'' için Kasım sayısını bu ay sonuna erteledik.Böylelikle Kasım-Aralık sayısı birleşmiş oldu.GELENEK bundan sonra ayın 15'inde değil aybaşında çıkacak.  adını aldı. Kongre belgelerini bu sayımızın ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz. Türkiye Komünist Partisi adının alındığı ve böylelikle ülkede komünist kimliğin yanında adıyla da siyaset yapılan döneme geçildiği bu tarihi günde alınan kararlar yapılan konuşmalar ve iletilen mesajları yayımlıyoruz.Aydemir Güler “TKP: Bir perde açılıyor” başlıklı yazısında restorasyon sürecini sola açılan alanı ve komünist hareketin...

TARİHE TANIKLIK:SOSYALİST İKTİDAR PARTİSİ 6. OLAĞANÜSTÜ KONGRE BELGELERİ

Sosyalist İktidar Partisi 11 Kasım 2001 tarihinde Ankara’da gerçekleştirdiği Olağanüstü Kongre ile ismini değiştirerek Türkiye Komünist Partisi (TKP) adını aldı. Bu tarihi günde Parti’nin aldığı kararları Kongrede yapılan konuşmaları ve gönderilen mesajları yayımlıyoruz... Kongre kararları                    Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi Kongre çalışmaları doğrultusunda aşağıdaki kararları Türkiye ve dünya kamuoyuna açıklar.“ABD’nin başını çektiği emperyalist ülkeler 11 Eylül’de gerçekleşen saldırıları bahane ederek dünya halklarına karşı yeni bir savaş ilan etmişlerdir. Bu savaş yayılmacıdır. Bu savaş yoksullaştırıcıdır. Bu savaş dünyanın yeni alanlarının silah ve petrol tekellerinin öncülüğünde bir kez daha paylaşılmasıdır. Türkiye Komünist Partisi 11...

SOSYALİST KÜBA’NIN TÜRKİYE BÜYÜKELÇİSİ MİGUEL LAMAREZ İLE SÖYLEŞİ

Afganistan’ı bombalamakla terörizm ortadan kaldırılamazKüba’nın 11 Eylül’den bu yana dünyada meydana gelen gelişmelerle ilgili olarak gösterdiği tavır son derece ilginç. Bu tavrın merkezinde ne var?Küba hükümeti başından beri hem tarihsel nedenlerle hem de devrimimizin ahlaki prensipleri doğrultusunda ülkemizin New York ve Washington’da masum insanların ölümüne neden olan 11 Eylül olaylarını reddettiğini ve kınadığını ifade etmiştir. Biz terörizme ve savaşa karşıyız.Küba’nın teröristler karşısındaki konumlanışı iyi bilinir. 40 yıldan fazladır ülkemizin bu tür eylemlerin kurbanı olduğunu unutmak mümkün değildir. Bir çok durumda bu eylemler ABD sınırları içerisinden gelmiş ve desteklenmiştir. Küba liderlerine yönelik yüzlere suikast girişimini ortaya çıkarmış ve bıkıp usanmadan bu...

JAKOBENLER İTTİHATÇILAR VE TÜRKİYE’DE SİYASİ ÖRGÜTLENMELERİN KAYNAĞI

GİRİŞFransız İhtilali (İhtilal-i Kebir) Osmanlı Türk aydınları üzerinde büyük bir etki yapmıştır. İhtilalin yükseldiği ilk yıllarda padişah ve çevresi bundan ürkmüştür. Dönemin ileri gelenleri devrimi kötüleyen çeşitli arızaları sultana vermişler her fırsatta bu düşüncelerini yaymaya çalışmışlardır. Osmanlı son dönem düşünürlerinden Cevdet Paşa ünlü tarih kitabında devrimin Osmanlı’daki Fransızlara nasıl yansıdığını anlatırken olayı eleştirmekten de kendini alamaz. Ne var ki yönetimin ve ona bağlı düşünürlerin bu olumsuz tavrına karşın dönüşümcü düşüncelere sahip aydınlar Fransız Devrimi’nin temel ilkelerini bayrak edinmişlerdir. Yeni Osmanlılar bu konuda başı çekmişlerdir. Şinasi Fransa’da eğitimdeyken 1848 kalkışmasını bizzat yaşamıştır. Namık Kemal ve diğerlerinin özgürlük eşitlik ve hatta meşrutiyetçi...

KENTSEL GERİLİM KISKACINDA ARA SINIF VE KATMANLAR

Birçok kentte olduğu gibi Mersin’de de eylem yapan esnaf topluluğu oldukça dağınık ve disiplinsiz biçimde kent merkezindeki meydanda toplanmaya başlıyor. Kalabalıktan ürken Mersin Ticaret Odası yöneticileri eylemi kısa bir konuşmanın ardından bir an önce bitirmek istiyorlar ve atılan sloganları engellemeye çalışıyorlar. Bunun üzerine Mersin polisi onların yanına geliyor ve “niye slogan attırmıyorsunuz bırakın atsınlar içlerini boşaltsınlar yoksa şehri talan eder bunlar..” diyor. Hatta polis böylesi bir duruma hazırlıksız yakalanan MTO yöneticilerine slogan attırmak için megafon yardımında bulunuyor! Eylem bitiminde polis işçi sendikalarının birinin yöneticisine ağlasak mı gülsek mi dedirtecek şu sözleri fısıldıyor; “gözünü seveyim sizin işçi eylemlerinizin bunların hiçbir şeyden...

MEDYA NE KADAR ÖNEMLİ

Medyanın yeri ve işlevi tartışılırken miladı burjuvazinin iktidarıyla başlatabiliriz. Bunu yaparken kapitalizm öncesi toplumsal sistemlerde de medyanın işlevinin kimi nüvelerini görebileceğimizi bir parantez olarak belirtmek gerekir. Nüve olmaları nedeniyle parantezi kapatıp bir daha da açmamak niyetindeyim. Çünkü medyayı incelemek için yakın geçmiş ve bugün çok daha verimli bir laboratuvar işlevi görüyor. Kuru bir tarih yazımı ya da zorlama analojiler bizi ilgilendirmiyor.İdeolojik üretim aracı olarak medyaKapitalizmin gelişimi ile birlikte medyanın yerinin ve stratejik öneminin oldukça farklılaştığını işlevinin ise gelişmesine rağmen esas itibarıyla aynı kaldığını söyleyebiliriz. Medya burjuvazi açısından sürekli daha etkin araçlarla takviye edilen ideolojik üretim merkezlerinden biri olmuştur. İdeolojik üretim...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur