"Gelişmelerinin belli bir aşamasında, toplumun maddi üretici güçleri, o zamana kadar içinde hareket ettikleri mevcut üretim ilişkilerine ya da bunların hukuki ifadesinden başka bir şey olmayan mülkiyet ilişkilerine ters düşerler. Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler. O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar." MARX Karl, "Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı", çev: Sevim Belli, Sol Yayınları, Üçüncü Baskı, Ankara, Eylül 1976; s. 25 "Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı"nın önsözündeki bu ünlü satırların ardından Marx şu şekilde devam eder:"İktisadi temeldeki ...
"Sosyalizm geleceğe çarpıp yıkıldı"... Bu sözle,r bir füturolog olarak tanıtılan Alvin Tofflere ait. Füturoloji, sosyolojinin güncel ve pazarlanan bir dalı. Geleceğe dönük kurgu ve hesapların olası toplumsal/bireysel karşılıklarıyla birlikte incelenmesini anlatıyor. Bir tür "gelecek bilimi" olarak tarif edilebilir."Gelecek", Ekim Devrimi ile birlikte aynı anda hem umut hem de korkunun adı oluyor. "Gelecek", artık emperyalizmi korkutuyor. Sosyalist sistem on yıllar boyunca "geleceğe" dair her tür uğraşı emperyalizmin elinden alıyor. 1970li yıllardan itibaren "gelecek" emperyalizmin eline düşüyor. "Gelecek", bu kez emperyalizmin elinde ...
EKONOMİK KALKINMANIN TARİH OLDUĞU BİR DÖNEMDE DÜNYA VE TÜRKİYE
Solun uzun süreli mücadele başlığı : Emperyalizme karşı bağımsızlıkEmperyalizme karşı mücadele Türkiye’de solun uzun süreli ideolojik gündemlerinden birini oluşturmuştur. Dolmabahçe’de 6.Filo’ya karşı düzenlenen eylemler ODTÜ’de Cromwell’in arabasının yakılması bu mücadelenin kolayca akla geliveren eylemliliklerindendir. Emperyalizme karşı yürütülen mücadelenin o günkü teorik dayanaklarından en önemlisi “ulusun egemenliği ve bağımsızlığı ilkesi idi. “Bağımsız Türkiye” sloganında da dile getirilen bu ilke Türkiye’nin gerek ekonomik, gerek siyasi gündemine yabancı ülkelerin bu belirleyicilikte müdahale etmemeleri gerektiğini vurguluyordu. Ekonomik olarak emperyalizme giderek bağımlı hale gelen bu ...
Asya Pasifik\'ten Erdemir\'in Özelleştirilmesine Kapitalist Refleks
Yeni Dünya Düzeni’nde Türkiye’nin yeri ne olacak? Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri’nin dağılması, Türkiye için yeni bir umut kapısı açacak mı? Bunların son on yılın Türkiye gündemine en fazla giren sorular olduğunu söylersek yanlış yapmış olmayız. 1991 yılında eski Sovyetler’e bağlı Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu yeni devletlerin, daha Sovyetler dağılmadan girilen kapitalistleşme yolunda devam edecekleri anlaşıldı. Sosyalizmin, kapitalizmin gerektirdiği anlamda ticari ve spekülatif “tilkilik”lerden uzak tutucu etkisi, kendini göstermeye başladı. Bu ülkeler, kapitalizme aşkın sosyalizm dene-yirminin ardından ...
"Ve acıdan dili tutulunca insanın, bir tanrı Çektiğimi anlatayım diye bana dil vermiş." GoetheDünya ülke, sınıf; yeni tehditler altında... Yenilik, tehditte değil ama, yenilik bu tehdide kimi sol anlayışlar tarafından boyun eğilmesinde. Tehdit, kültür emperyalizmi ise; teslimiyet, kitle kültürüne karşı kitle kültü üretmek; teslimiyet, siyaseti sınıfa değil medyaya yapmak; teslimiyet, ideolojik mücadeleyi medyatikliğe dönüştürmek; sınıf mücadelesini deplasmana mahkum etmek.Ne kitle kültürünü ve/veya kültür endüstrisini yadsıyacağız, ne medyanın çok yönlülüğünü görmezden geleceğiz; ama ne de, emekçi yığınlarım sermaye sınıfı tarafından istenildiği ...
Yalı Mah. Karaağaç Sk. No: 14 Maltepe/İstanbul
posta@marksistmanifesto.com
Marksist Manifesto | Gelenekten Geleceğe