Gelenek Sayı 41

“YALNIZCA İKİ SEÇENEK VAR”

Aşağıda Ekim ayı ortasında Türkiye'yi ziyaret eden Küba Kadın Federasyonu'ndan Rebeca Cutie'nin, Sosyalist Türkiye Partisi İstanbul İl Merkezi'nde, 16 Kasım günü gerçekleştirilen konuşmasını yayınlıyoruz.Sunuş: 6 Kasım tarihinde kurulacak olan Sosyalist Türkiye Partisi tarafından düzenlendi bu toplantı. Misafirimizin kendisini tanıtmasıyla başlayacağız.Rebeca Cutie: Herşeyden önce bu toplantı için çok teşekkür ederim. Bu toplantıya gelenlere de. Küba'dan epey uzağız Türkiye'de, fakat görüyorum ki Küba'ya karşı ilgi duyan bir sürü insan var, ve Küba'nın pek çok dostu var. Bunun için çok teşekkür ederim. Adım Rebeca Cutie. Küba Kadın Federasyonu'nda 8 yıldır kadın sorunları üzerine çalışıyorum. Küba Kadın Federasyonu 1960 yılında kuruldu. 1960 yılından önce...

BOLŞEVİZMDE SOSYALİST İDEOLOJİ, SOSYALİST İDEOLOJİDE BOLŞEVİZM

Daha önce sosyalist ideoloji üzerine Gelenek'te yer alan yazılarımda bir çok defa Rus ve Sovyet deneyimine gönderme yapmıştım. Bunun iki temel nedeni olduğunu söylemek mümkün. Rus devrimci hareketinin uluslararası ölçekte marksist teori üzerindeki siyasal otoritesinin tartışılır bir yanı bulunmuyor. Marksist teorinin bütün kulvarlarında bu hareketin öznesi olduğu deneyimin sağlıklı ya da sağlıksız etkisini görebiliyoruz. İkinci olarak, Sovyet sosyalizminin karşı-devrimci bir "son"a ulaşmasına zemin oluşturan deformasyonun en fazla "ideolojik" olduğunu düşünenlerdenim. Bu düşünceye karşı "başarısızlığı basitleştirmek" iddiasını ileri sürenlerin ideolojik mücadeleyi küçümsemelerini ve çözülüşü sihirli tek bir formülle (bu sihirli formül çoğu kez Leninist öncülük anlayışının iflasıdır) açıklamaya kalkmalarını tamamen siyasal...

SOSYALİST TÜRKİYE PARTİSİ GENEL MERKEZİ

BASIN AÇIKLAMASISosyalist Türkiye Partisi (STP) kurucular tarafından İçişleri Bakanlığı'na yapılan başvuru ile 6 Kasım 1992 günü resmen kurulmuştur.STP dünya sosyalizminin bugün geldiği uğrakta Türkiye'de kendini giderek daha fazla duyuran örgütlü sosyalist hareket boşluğunu doldurmak marksizm ve leninizmin teorik ve pratik birikimini Türkiye koşullarına aktararak zenginleştirmek ve sosyalist iktidarı Türkiye'nin gündemine sokmak amacıyla yola çıkmıştır.STP önemli ve zorlu görevlerle karşı karşıya olduğunun bilincindedir. Ülkemizde yıllardır yaşanmakta olan depolitizasyon süreci sosyalist ülkelerde yaşanan olaylarla birlikte, sosyalist hareketin sürdürücüsü olan kadroları ve örgütlenmeleri dağıtmış, dağılmadıkları savında olanları tartışma salonlarına hapsetmiş, sosyalizme yönelen gençleri araçsız kılmıştır.Oysa Türkiye kapitalizminin çözümsüzlükleri ve açmazları sosyalizmin gerçek bir...

ÖNCE İDEOLOJİ VARDI…

Marksizm ile ideoloji arasındaki ilişki başta Lenin'in katkıları ile günümüzde Marx'ın bıraktığından farklı bir noktadadır. Bu çalışma, ideolojinin ele alınışında süreç içinde yaşanan gelişmeye açıklık getirmeyi hedefliyor.Hareket halindeki iki olguyu (marksizmin gelişimi ve ideolojiye bakış) ele alırken ilk önce birisine ait bir çerçeveye sahip olmanın incelemeyi kolaylaştıracağını düşünüyorum. Bu ilk bölümde ideolojinin ne olduğuna açıklık getirmeye çalışacağım.Tarih, İşbölümü, İdeolojinin Ortaya Çıkışı: İnsanlığın ilk tarihsel olgusu gereksinmelerini karşılayan araçların üretimi, maddi yaşamın kendisinin üretimidir. Marks, Karl, Fredrich, Engels; Alman İdeolojisi, s.53, Sol Yayınları. Bu varolmanın bir zorunluluğudur. Fakat yeterli değildir. Yaşamın devamını sağlamak için; çoğalmak, başkasının yaşamını da üretmek, en genel...

STP GENEL BŞK. ALİ ÖNDER ÖNDEŞ’İN KURUCULAR KURULUNDAKİ KONUŞMASI

STP Genel Başkanı Ali Önder Öndeş’in 6 Kasım 1992 tarihinde STP Kurucular Kurulu'nda yaptığı konuşma: Değerli Kurucular Kurulu Üyeleri,Değerli arkadaşlarım,Sosyalist Türkiye Partisi bugünden itibaren resmen de kurulmuş bulunuyor. Bugünkü işlemlerden sonra partimiz hukuki meşruiyet kazanmıştır. Bu önemlidir. Ancak bundan çok daha önemli olan, asli olan Sosyalist Türkiye Partisi'nin kitleler nezdinde meşruiyetini daha yaygın ve kalıcı hale getirmesidir. Ve şimdi önümüzde bu fiili durumu bu meşruiyeti yaratma hedefi vardır. İşimiz zor ancak bu zoru başaracak gücümüz ve kararlılığımız konusunda hiç mi hiç kuşkumuz yok. Bir kez daha yolumuz açık olsun! Aslında yolumuz açık. Çünkü tarihin tekerleği bizden tarafa dönüyor. Çünkü inançla,...

ESNEK ZİNCİRİN ZAYIF HALKASI

Çağımız emperyalizm ve sosyalizme geçiş çağıdır. Kapitalist dünya sisteminin tarihi ortaya çıkışından beri işçi sınıfının damgasını taşıyan mücadelelerin de tarihi olmuştur. Zaferler kadar yenilgilerin de sınıf mücadelesinin parçaları olduğu düşünüldüğünde bugün ve yarın da "sosyalizme geçiş" çağının dinamiği olacaktır.Kapitalist dünya sistemi her zaman bir zincire benzetildi. Sosyalistler bu zinciri değişik dönemlerde değişik yerelliklerdeki zayıf halkalarından, bazen bir tek ülkede, bazen de gruplar halinde kırdılar. Bu zaferler bütün dünya emekçilerinin gururu ve umudu oldu. Hâlâ da bir kısmı bu durumlarını sürdürüyor. Ancak gelinen noktada şu söylenmelidir. Emperyalist zincir esnek bir yapı oluşturuyor. Bu iki anlamda böyledir. Birincisi eskiden beri sosyalistlerin bildikleri...

SINIF İÇİ EŞİTSİZLİKLER – II

Bu yazı dizisinin geçen sayıdaki bölümünde, 1980 yılına dek geçen süre içinde, işçi sınıfı içindeki eşitsizlikleri, işçi aristokrasisi kavramı etrafında tartışmış, görece avantajlı kesimlerin "ayrıcalık”larının bir işçi aristokrasisine işaret etmediğini belirtmiştim. Birinci bölümde genel bir panaroma sunmayı hedeflemiştim. Burada ise, sınıf içi eşitsizlikleri çok daha ayrıntılı, Türkiye ekonomisinin geçirdiği dönüşümler içinde ele almaya çalışacağım ve günümüzde sendikalar ve sendika bürokrasisinin yapıları, işleyiş biçimleri ve sosyalistlerin bu alanda neler yapabileceğini tartışarak bitireceğim.8O'li Yıllar: Ne İstendi,Ne Oldu? Oldukça genel bir düzeyden uluslararası emperyalist-kapitalist sistemin işleyişinden başlayabiliriz."Bugün uluslararası ekonomik sömürü mekanizmalarını tanımlamak için sıkça başvurulan "bağımlılık" kavramının yeniden tanımlanması ve eşitsiz gelişme yasası...

TEKNOLOJİK DEVRİM Mİ DEVRİLECEK DÜZEN Mİ?

"Çağımız teknoloji çağı. Teknolojik devrimin yolaçtığı gelişmeler... Robotlar geliyor, işçiler gidiyor..." Bu beylik ifadelerin ideolojik bombardıman işlevleri dışında fazla bir içerikleri yok elbette. Teknolojik gelişme bu çağa özgü değil, kapitalizmin her döneminde, öncesinde bile vardı. Günümüzün teknolojik gelişmelerinin nelere yolaçtığını elbette kavramak gerekiyor. Ancak bunların işçi sınıfında yolaçacağı tahribata biraz özenli yaklaşmak gerekiyor. Sonuçta geleceğin sınıfı olma şerefi hiçbir şekilde burjuvazinin değil. Kapitalizmin asla otomasyonun mantıksal sonucuna erişmesi mümkün değil. Robotlar gelince asıl gidecek olan, üretimden gittikçe kopan sermayedir. Burjuvazinin işçi sınıfını üretimden koparması, ürettiklerinin değişim değerini yokedecek, kimse satın alamadığı için yine kendi sonu olacaktır. Burjuvazi, proleteryaya her anlamda...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur