Gelenek Sayı 67

SALDIRI SONRASINDA ABD VE DÜNYA

11 Eylül günü önce New York ardından Washington’da belirlenmiş hedeflere çakılan yolcu uçaklarının yarattığı tahribatın televizyon kanalları marifetiyle kısa sürede bütün dünyaya aktarılması milyarlarca insanın aynı sinema perdesine düşen görüntülerle baş başa kalması anlamına geldi.Eşitsizlik ve çelişkilerle dolu bir dünyada aynı görüntülerin farklı duygular yaratması son derece doğaldı.Amerika Birleşik Devletleri’nin sembol ve karar merkezlerine yönelen saldırılar aynı anda şaşkınlık kaygı nefret korku panik sevinç gurur ve rahatlama hissi ortaya çıkardı. Bütün bunların nereye denk düştüğü kolayca anlaşılabilir. Bir Irak vatandaşının ya da Filistinli’nin neden sevindiği Texas’taki bir çiftçinin neden şaşırdığı Roma’da bürosundan çıkmak üzere olan bir mühendisin neden paniğe kapıldığı...

SİYASET YENİDEN YAPILANIRKEN SİVİL TOPLUMCULUĞUN ANATOMİSİNE DOĞRU

Uzunca bir süredir Türkiye solu ve Kürt hareketi üzerinde genel çerçeve itibarı ile “sivil toplumculuk” olarak adlandırılabilecek bir siyasi yönelim etkinliğini arttırmaktadır. Belli bir siyasal temsiliyete sahip bu kesimlerde sivil toplumcu eğilimler güçlendikçe, solu sol yapan değerlerden uzaklaşıldığı özellikle de sınıf eksenli siyasetin terk edildiği ve siyasetin konusu/hedefi olan iktidardan koparıldığı görülmektedir. Bu sürecin de katkılarıyla şekillenen “liberal sol” ya da “sol liberalizm” marksizmden özgürleşmenin siyasal karşılığı olarak anılmalıdır.Evet, sol içinde bir ayrışmayı da beraberinde getiren bu yönelim sadece Türkiye’de değil diğer geç kapitalistleşmiş ülkelerde ve elbette ki emperyal merkezlerde de sol üzerine “salınmış” durumdadır.İddiaya göre artık içinde yaşadığımız sanayi...

STRATEJİNİN İFLASI: POSTMARKSİZM VE RADİKAL DEMOKRASİ

Marksizmin toplumun değişen yapısına, ortaya çıkan yeni olgulara yanıt üretemediği ve dolayısıyla marksizmin bir bunalım içinde olduğu savı yakın döneme özgü bir iddia değil. Marksizmin yetersizliklerini kapatmak adına, marksizmin zemininden havalanıp burjuva demokratizminin gömülü hazinesine ulaşmak da pek yeni bir girişim sayılmaz. Çağımıza özgü olan ise bu tür faaliyetlerin artık birtakım “post”lar altında dolanıyor oluşudur. Bu postların altında gizlenenin bize düşman mı, dost mu olduğu “post”u kaldırdığımızda neyle karşılaşacağımız ise ilk bakışta pek anlaşılamıyor.Türkiye’de son dönemde akademik çevrelerden başlayarak kimi “siyasi” ortamlarda sürdürülen “postmarksizm ve radikal demokrasi” tartışmaları yeni bir canlanma popülerleşme yaşıyor. Bu popülerliğin iki-üç temel kaynağı var: İlki...

KENDİ GÖLGESİNDEN KORKAN TARİH: AVRUPA KOMÜNİZMİ

Avrupa komünizmi avrokomünizm Avrupa solu Batı marksizmi kavramları dillendirildikleri ve yazıldıkları yerlerde her zaman coğrafi bir vurgudan daha fazlasını ifade ettiler daha fazlasını hak ettiler. Avrupa ve marksizmin doğduğu Avrupa solu tüm dünya soluna en az reel sosyalizm kadar referans oldu. Avrupa’ya bakmadan edilemedi; edilemezdi de... Bundan sonra da edilemeyecek kimsenin şüphesi olmasın.Öte yandan denilebilir ki Avrupa solu kendi geleneğine burun çevirdikçe Marx’dan uzaklaştı marksizmden uzaklaştı; bu geleneğe sahip çıktıkça devrime doğru yaklaştı. Marksizmin yeşerdiği topraklar revizyonizme de reformizme de kaynaklık etti. Dahası yapısalcılığı ve postyapısalcılığı keşfetti. Şimdilerde Avrupa solunun önemli bir kesimi sivil toplum düşkünü oldu. Radikal demokrasi ve...

SİYASET KUYUSU VE İP’İN İPİ

"Muhterem Müslümanlar... Yüce Rabb'imiz kainata mükemmel bir denge koymuştur. Gerçekten insanlığın hem içinde hayatını sürdürdüğü fiz(maddi) dünyada, hem de birey olarak sahip olduğu ruh dünyasında, muazzam bir denge bulunmaktadır.(…) bugün insanlığın yaşadığı problemler başka gezegenlerden taşınmış değildir. Bütün problemler, dünyada yaşayan akıllı canlıların, yani biz insanların eseridir. Kur'an-ı Kerim, Rum Suresinin 41. ayetinde 'İnsanların bizzat kendi yaptıkları yüzünden karada ve denizde düzen bozulduğunu…' vurgulayarak bu gerçeği en açık şekilde tasvir etmektedir.(…) Değerli Kardeşlerim... Huzur içinde, huşu içinde ibadet etmek bile ekonomik hayat ile yakından ilgilidir. Ekonomik sorunlar içerisinde kıvranan ve ezilen insanların, huzurlu bir manevi hayat sürmeleri, -iç dünyaları rahat...

ARADA ANLATIRIZ

“Şunu söylemek gerekir ki, sözünü ettiğimiz asilzade, boş zamanlarında (yani yılın büyük bölümünde) şövalye romansları okumaya o kadar merak saldı ki, avlanmayı ve çiftliğini yönetmeyi neredeyse tamamen unuttu. Merakı ve bu konudaki aşırılığı öyle bir noktaya vardı ki, dönümlerce arazi satıp, okumak üzere şövalyelikle ilgili kitaplar aldı; bu konuda ne kadar kitap varsa evine yığdı.(...)Zavallı asilzade, bu cümlelerle aklını sıçratıyor, sırf bu iş için dirilecek olsa, Aristoteles’in bile kavrayamayacağı anlamlarını çözebilmek için uykularından oluyordu. Don Belianis’in başkalarında, başkalarının da Don Belianis’te açtığı yaralar, kafasını kurcalıyordu; her ne kadar büyük hekimler tarafından tedavi edilse de, hem yüzünün hem bütün vücudunun yara...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur