Gelenek Sayı 86

SOSYALİZMDE DEVLET, SOSYALİZM PROGRAMI’NDA DEVLET

Sosyalizm Programı ilk olarak 1992 başında, Sosyalist Türkiye Partisi’nin kuruluşundan yaklaşık 11 ay önce bir taslak metin olarak yayınlanarak sol kamuoyunda tartışmaya açıldı. Aradan geçen yaklaşık 14 yıl boyunca bir dizi tashih geçirdi, önemli ekler ve çıkarmalar yapıldı. Ama temel sistematiği, metodolojisi değişmedi. Programımızın karakteristik özelliklerini bazı tezlerden izleyebiliriz.Bunlardan biri, bugünkü siyasal mücadelenin, başka herhangi bir hedefi değil, ama doğrudan sosyalizmi programlaştırması gereğidir. Programda bu açıdan herhangi bir bulaşıklık bulunmamasını kuşkusuz “sosyalist devrimciliğe” ve “iktidar perspektifi”ne borçluyuz.“Devletli” bir programSosyalizmde devlet başlığı altında önem taşıyan bir tez, sözü edilen sosyalist toplumun hep bir devrim süreci olarak görülmesidir. Bu belge “devrim döneminin...

EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜĞÜN DİKTATÖRLÜĞÜ

Marx ve Engels siyasal iktidarın fethinden sonra izlenecek yol üzerine pek az yazdılar. İlginçtir, Lenin'in de bu konu hakkında uzun uzadıya yazdığı söylenemez.Böylece, buna benzer bir tartışmanın merkezinde durmasını bekleyeceğimiz devlet konusunun da üzerinde durulmamış oldu.Ustaları takip eden dönemlerde de, marksist çevreler, kapitalizm koşullarında devlet üzerinde hayli dursalar da, siyasal iktidarın işçi sınıfı tarafından ele geçirilmesinden sonraki devlet yapısı veya daha genel anlamda devlet meselesi üzerine, özellikle ilk başlıkla kıyaslarsak pek az tartıştılar. Konu, Sovyetler Birliği ve reel sosyalizm bağlamında bayağı güncel ve sıcak bir konuydu, ancak yazılanlarda siyasi boyut hep ağır bastı.Ancak bu metinlerin asıl sorunu siyasi boyutun ağır...

ULUS DEVLET, ETNİSİTE VE MİLLİYETÇİLİK SINIF MÜCADELESİNDE NEREYE VE NASIL OTURUR?

Milliyetçilik bağlamlı tartışmaların önde gelen referans isimlerinden birisi olan Gellner, Milliyetçiliğe Bakmak adlı eserini “ne sınıflar ne de uluslar tarihin daimi malzemeleridir (…) bu iki mite daha fazla ihtiyacımız yok”Ernest Gellner, Milliyetçiliğe Bakmak, (çev. S. Coşar vd.) (s.251) İstanbul: İletişim, 1998 diye bitiriyor. Evet, marksistler için de bu iki olgu, yani sınıf ve ulus daimi değildir. Ancak, yine marksistler için sınıf ve ulus sadece “tarihin malzemeleri” değil, tarihsel olgulardır. Bu nedenledir ki bunlar, iki mit hiç değildir. 21. yüzyılda gözlerimiz yaratılan mitler arıyorsa şayet, şunlara bakmak yeterli: Küreselleşme, bilişim çağı, postmodernizm vs. vs. Bizim iddiamız, bu mitlerin yine sınıf ve...

KOMÜNİZM, DEVLET VE ÇÖZÜLÜŞ ÜZERİNE TEZLER

“Komünizm amacı, kapitalizmin doğasından ve gelişmesinden değil, insanın doğası ve geleceği ile ilgili felsefi-ideolojik argümanlardan kaynaklanır.”   (Eric Hobsbawm)Gelenek’in bundan önceki son iki sayısında, bir “çerçeve” yazısı temelinde eleştiri/tartışma yazıları yayımlandı.Gelenek Yayın Kurulu TKP’nin siyasi büro üyelerinden oluşuyor. 2005 başında kurula Gelenek dergisi için bir “taslak plan” sunuldu. Buna göre, derginin Temmuz’da çıkması öngörülen 85. sayısındaki dosya konusu “Marksizm ‘devlet’i nasıl sönümlendirecek?” olacak, “Komünizme geçişte devlet” başlıklı çerçeve yazısı Haluk Yurtsever tarafından yazılacak, Erkin Özalp ile Mehmet Kuzulugil de bu metin üzerine kendi yazılarını yazacaklardı. Bildiğiniz gibi, dosya “Sosyalizm ve devlet” başlığıyla Eylül’de çıkan 85. sayıda yayımlandı. “Proletarya iktidarı ve devletsizliğe...

GÜNCELLİK MARKSİZME NE KADAR KUCAK AÇIYOR?

Marksizm açısından verimli ve hızlı bir zaman diliminde bulunduğumuzu herhalde söyleyemeyiz. Kaçınılmaz biçimde sosyalist hareketin gerilediği ve buna paralel olarak burjuva ideolojisinin bilimsel düşünce üzerinde ağır baskı kurduğu bir dönemde hayatın marksizm için farklı olmasını beklemek gerçekçi değildir. Kuşkusuz marksizmin anlamlı bir canlılık sergilemesi için ille de siyasetin yönünün ezilenlerden, emekçilerden yana dönmesi gerekmez. Sınıflar mücadelesinin yolculuğu ile teorinin devrimciliği arasındaki ilişki bire bir değil. Ancak bugün teorinin geleceğini siyasete emanet ettiği, hatta siyasetten ricacı olduğu bir dönemde olduğumuzu ileri sürmek çok da yanlış olmayacaktır.Gerçi “sınıfların ve sınıf mücadelesinin bittiği”, “tarihin sonuna varıldığı”, -olmadı- “tarihin gelişim ekseninin uygarlıklar arasına kaydığı”,...

DEVLET TARTIŞMALARINDA KAUTSKY’YE NOKTA KOYMAK

Lenin’in Devlet ve Devrim adlı çalışmasını neden yarıda bıraktığını kitabın sonsözünden biliyoruz. Bir devrimi yaşamanın devrimi yazmaktan daha güzel ve yararlı olduğunu söylüyordu İlyiç. Notu düştüğü tarih 30 Kasım 1917.Devrim gerçekleşti, devrimin önderi bıraktığı yerden devam etmedi. Devlet ve Devrim bütü,n tamamlanmış bir kitap olarak okunmaya, değerlendirilmeye başlandı.Bütünlüğünden kuşku duyulmayabilir ancak tamamlandığı söylenemez.Devlet ve Devrim’in, Ekim Devrimi’nden sonra tamamlanabileceği de söylenemez.Lenin tam bir yıl sonra bir başka çalışmasını daha, benzer bir not ile noktaladı:“Yukarıdaki satırlar 9 Kasım 1918’de yazıldı. Aynı gece Almanya’dan alınan haberlerde, muzaffer bir devrimin başladığı bildiriliyordu. İktidar önce Kiel’de, öteki kuzey kentlerinde ve limanlarında, İşçi ve Asker...

Sayıdaki Konular

Sayıdaki Yazarlar

    Hoşgeldiniz!

    Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

    Kayıt Ol!

    Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

    *Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

    Şifrenizi geri alın

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Oluştur