Dört yılda bir arpa boyu 11 Eylül 2001 New York ile 7 Temmuz 2005 Londra arasında dikkati çeken bir farklılık bombaların ardından oluşan kamuoylarına ilişkin. Dört yıl önce Batının kapitalist toplumlarında egemen güçlerce körüklenen ve fiilen oluşan ortalama psikoloji, saldırının hesabının sorulması yönündeydi. Oysa bugün başta İngiltere olmak üzere aynı toplumlarda emperyalizmin yeniden dizginlerinden boşanmasına cevaz verir bir hava gözlemlenmiyor. Bunun yerine batılı, ortalama suçun en azından anlamlı bir kısmını kendi egemenlerinin politikalarında aramaya yöneliyor. New York ve Londra belediye ...
Tarihi yorumlamak her kişinin harcı değil. Dünü ve bugünü okurken dikkatli olmalıyız. Özellikle söz konusu olan tarih, ideologlar tarafından yazılan ve amaçlı olarak saptırılan bir tarih ise daha da dikkatli olunmalı. Modern kapitalizmin kitleler nezdinde meşrulaşmasında, safsatalar ve hurafelerle dolu sapkın tarih yazımının rolünü küçümsemek mümkün görünmüyor. Tarih yazarının yerini uzun zaman önce ideolog, ‘roman’ yazarı alıyor. Kurgu olan ile gerçek olan arasındaki farkı ayırt etmek okuyucunun titizliğine ve ilgisine bırakılıyor.Gündelik hayatın içine kadar sızmış, sözde herkesin ne olduğunu bildiği, ...
EMPERYALİZM TARTIŞMALARI VE YENİ EMPERYALİST SALDIRGANLIK:
Osmanlıca, neden anlaşılmaz bir dildi?Çünkü halkın bu dili anlaması istenmiyordu. “Saray dili” nin, daha doğrusu devlet dilinin halk dilinden ayrıştırılması, son derece bilinçli bir tercihtir. Bilgisiz halk, kolay yönetilir.Okuryazarlık oranının çok düşük olduğu bir ülkede, eğitim verilen küçük bir azınlığa gündelik konuşma dilinden farklı bir dil öğretilip bu dille yazmaları sağlandığında, hem halk “yukarıda” nelerin olup bittiğini izleyemez, hem de ayrıcalıklı bir katmana dönüşen “okumuş” insanlar halktan kopar.Roma İmparatorluğu ile onu izleyen Ortaçağ Avrupası’ nda da benzer bir durum söz ...
Özellikle 2001 yılında dünya ekonomisindeki durgunluk sonrasında Avrupa Birliği' nin ABD' nin emperyalist sistem içerisindeki hegemonik rolünü AB' ye devretmekte olduğu yolunda bir kanı ortaya çıktı. Bu kanının temel dayanağı ABD' nin yüksek cari açığına ek olarak bütçe açığının da artması, başka bir deyişle ABD' nin dış finansman ihtiyacının artık sürdürülemez bir seviyeye çıkmasıydı. Bu saptamayı takiben, doların aşırı değerli olduğu ve cari açığın sürdürülebilir bir seviyeye çekilmesi için doların değerinin düşürülmesi gerektiği eklenmekteydi. Ancak bu durumda yabancıların dolara olan ...
Giriş: Yoksulluk kavramı marksizme içkin mi?Yazıya başlarken sorulan bu soru kimseyi şaşırtmamalı; genel anlamda yanıtının "hayır" oluşu da… Nedeni ise birincisi, kavramın niteliğinde, ikincisi, marksizmin topluma bakış yönteminde gizli.İlkinden devam edecek olursak, yoksulluk, özü itibariyle bir göreliliği içerir. Toplumsal ölçekte yapılan üretim sonucu oluşan "toplumsal ürün" den tekil bireylerin aldığı pay, sahip olduğu büyüklüğe göre bireylerin "zengin" ya da "yoksul" olmasını belirler. Veri alınan üretim değil, bölüşüm sürecidir. "Gelir çizgisi" nereden çekilirse çekilsin, altta ve üstte kalanlar kendi içlerinde, bağımsız ...
Yalnızca dar anlamıyla düşünsel yaşamımızın nereye doğru gittiğini değil, genel olarak siyasetin nasıl yapılandırılmakta olduğunu kavramak için de kitapçılardaki değişimi izlemek yararlı olabilir. Daha geniş mekanlara geçilmesinden, büyük yayın tekellerinin bu sektörü her geçen gün daha etkili bir biçimde denetlemesinden söz etmiyorum. Bu ikincisiyle elbette ilişkili olarak, kitapçı raflarındaki dağılımdaki değişime dikkat çekmek istiyorum. Çocuk kitaplarını bir kenara bırakacak olursak, bundan on yıl öncesiyle karşılaştırıldığında, dört alanda yayınlanan kitaplarda bir patlama yaşanıyor.Kısa geçmek istiyorum, bu nedenle adlandırmalara fazla takılmamalı. Bu ...
Yalı Mah. Karaağaç Sk. No: 14 Maltepe/İstanbul
posta@marksistmanifesto.com
Marksist Manifesto | Gelenekten Geleceğe