Etiket: Güncel Değerlendirmeler / Sosyalist Tavır

“KEMALİZM” DE SİZE CAN SİMİDİ OLAMAYACAK

Ocak ayında Türkiye'de halk şaşkın bir pazar yaşadı. "Faili meçhul" kurşunlar Turan Dursun, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy'dan sonra bu kez de Uğur Mumcu'yu seçmişti. Hedefin, pek çok kişi tarafından tanınan bir isim olması, doğal olarak etkisini arttırıyordu. Yıllardır pek çok şeye alışkın insanlar, bu eksikliğe de pekala alışabilirdi. Ama cinayeti izleyen günlerde gelişmeler farklı seyretti.Basın ve TV'de olay şimdiye kadar pek az rastlanan bir yoğunlukta gündeme getirildi. Sadece haber olarak üzerinde durmanın ötesinde kitleler bu olaya sahip çıkmaya çağırıldı. Kamuoyu ...

“YENİ” DÜNYADA TÜRKİYE

"Reel sosyalizm"in çözülüşünün "keyfini çıkarma" dönemi olacağı umulan Yeni Dünya Düzeni ilginç bir şekilde, kimseyi rahata erdiremedi. Ortaya çıkan durum, düzenden çok, düzensizlik ve belirsizlik sözcükleriyle anlatılabilir.Bu pek de öyle sürpriz bir sonuç değil. Yeni Dünya Düzeni, kapitalizmin yaşadığı başlangıcı 1970'lere uzatılabilecek en uzun kriz dalgasının içine doğdu. Ve kazanılan siyasal zafer kapitalizmin üzerine bir yük olarak bindi."Atını döven kovboy" filmini CNN aracılığıyla bütün dünya seyretti iş yapan bu filmin ardından kimse -kuşku duymasın- ikincisi geliyor; "Atın intikamı". Pek yakında. ...

TÜRKİYE BURJUVAZİSİNİN “KONSEYLER” DÖNEMİ

Türkiye Burjuvazisi iki yönlü bir hareketlilik içinde. Bir yandan iktidarda olmanın sorunlarını çözüyor, diğer yandan kendine daha uzun süre yarayabilecek bir "vizyon" hazırlıyor. Bu dayanıklı vizyon, burjuvazinin varoluşunu meşrulaştırmak ve düzenin devamını tesis için zorunlu. 12 Eylül dönemi, Türkiye Burjuvazisi tarafından çok daha uzun süreli ve çok daha kalıcı bir çözüm olarak tasarlanmıştı. Bunun böyle olmadığının, olamayacağının ortaya çıkması ile burjuvazinin önünde iki seçenek kalıyordu. Birincisi 10 yıllık periyotlardaki riskli askeri darbelere, düzeni elden kaçırma pahasına devam etmek, ikincisi bütün ...

TÜRKİYE’DE ANARŞİST Mİ VAR

Hemen hergün duyuyoruz: "Sosyalist de olsa ben her türlü devlete karşıyım." Olabilir mi acaba? Bu ülkenin insanları devletin baskısından çok çekti, bunun bir tepkisi mi? Bu tepkiyi anlamaya çalışıyorum ve bu tür lafları edenler ancak sol ile yeni tanışmışsa zamanla hanyayı konyayı görür düşüncesiyle mazur görülebilir diyorum."Birilerinin diğerleri üzerinde iktidar dediğini duyunca tüylerim diken diken oluyor" türü serzenişler ise sanki bir öncekini tamamlıyor. "Bana artık işçi sınıfının bilimi filan demesinler, ben herşeyden önce insanlığa inanıyorum" ve "şu kadar maaş alan ...

SOSYALİST TÜRKİYE PARTİSİ KURULURKEN…

Bu kitabın 41. kez okuyucusunun eline ulaştığı ve 7. yayın yılına girdiği günler başka bir gelişmeye daha tanıklık ediyor. Gelenek'in ilk sayılarından itibaren tartışmasına katıldığı ve geliştirilmesine katkıda bulunduğu "legal sol parti" projesi, Sosyalist Türkiye Partisi olarak projelikten çıkıyor. Bu yazı, Gelenek'in bugüne dek izlediği yayın politikası ve tarzına uygun bir Kuruluş Kutlaması sayılabilir. Altı yıl sonunda Gelenek okuru bu tarzı tanır durumdadır. Dolayısıyla partinin kuruluşunun heyecanına eleştirel ve sorumlu olmaya çalışan değerlendirmelerin eşlik etmesi, heyecanın bunların yanısıra tüm sarsıcılığıyla ...

RP’NİN ”ÖNLENEMEYEN YÜKSELİŞİ” VE SOSYALİST HAREKET

1 Kasım seçimleri tek bir partiyi sevindirdi: RP. Refah Partisi'nin sürekli bir yükseliş gösteren oy grafiği uzunca bir süredir "korkuyla" izleniyor, ancak her seçim sonrasında kimi "açıklama"lar bulunarak, dost ve düşman Türkiye'nin bir Cezayir olamayacağına inandırılmaya çalışılıyordu. Son seçimler de kuşkusuz bir şekilde açıklanacak. Ancak RP'nin başarılarının küçümsenmesi artık kolay değil.Diğer yandan, RP'nin "patlama"sının yeni bir siyasal söylemin şekillenmesine yol açacağını kestirmek de zor değil: İslami radikalizm tehdidi önümüzdeki dönemde solun önüne konacak. Düzene muhalefetin çok daha ciddi bir tehdidin ...

FAŞİZM VE TÜRKİYE’DE FAŞİST HAREKET

Faşizm tartışmaları son 20-25 yıldır Türkiye'nin gündeminden düşmedi. Türkiye, daha farklı boyutlarıyla, faşizmin yeniden tartışılmasına malzeme vermeye devam ediyor. Bir yandan seçimle iktidara gelmiş bir koalisyonun doğrudan ve dozu gittikçe artan bir şiddet uyguluyor olması, diğer yandan faşist hareketin kimi kesimlerinin yaşadıkları kimlik arayışı, faşizm kavramını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Bu yazıda faşizm kavramı ve faşizm üzerine yapılan tartışmalara değindikten sonra, Türkiye'de faşist hareketin gelişimini konu edineceğim.Faşizm Nedir? Faşizm, emperyalizm çağında kapitalizmin özelliklerini içkin olarak taşıyan ve bu yüzden birkaç ...

ONLARA SINIF MÜCADELESİNİ HATIRLATACAĞIZ!

Son dönemde, tantanalı bir ideolojik kampanya başlatıldı. "Vahşi kapitalizm"in topçu atışlarının ardından, 2. Cumhuriyet tartışmaları sürüldü piyasaya."Vahşi kapitalizm"in en hararetli savunucuları, "yükselen değerlerin gazetesi” Sabah ve "tabu"lara düşman Aktüel dergisi. Memurların yarısının atılması, KiT'lerin bedavaya verilmesi, temizlik hizmetlerinin özelleştirilmesi gerektiği, belediye işçilerinin ücretlerinin gayet yeterli olduğu, Kürdistan'ın Türkiye'yi sömürdüğü, Türkiye'de kapitalist devrime ihtiyaç olduğu vb. "tez"ler arka arkaya ve özellikle bu yayınlar aracılığıyla ortaya atıldı. Cehalet ve görgüsüzlüğün adı, "cesur ve yeni tezler" oldu. Bilimsel hiçbir temele oturmayan, son derece ...

“KÖKEN ZITLAŞMASINI GERİDE BIRAKMAK”

Türkiye sosyalist hareketinin, 60'ların sonundan 80'lerin ortasına kadar uzanan döneminin irdelenmesinde iki temel çizginin belirleyiciliğinden söz etmek, gerçekten anlamlı olabilir. Kökeni önce TKP'ye, sonra 61-71 TİP'ine dayanan "partili gelenek" ile '60'lar sonunda uç veren "hareket geleneği"nin iki ana eksen sayılması, sosyalist harekette yaklaşık 15 yıllık bir tarih kesidinin anlamlı bir çerçeveye oturtulması açısından yararlı işlevler görebilecektir.Şimdi yakın tarih araştırmalarım bir yana bırakalım ve Türkiye solunun güncel durumunu, yaşanan tıkanıklığın aşılması için zorlanacak yolları düşünelim. Bu durumda, az önce sözü edilen ...

BATIYA YÖNELMEK…

Çağımızı "kapitalizmden sosyalizme geçiş çağı" olarak adlandıran bir siyasal programın savunucularındanım. Bu program, yakında parti kimliğine kavuşacak. Ve bu arada hep birlikte, yaklaşık beş yıldır "yeni dünya düzeni" denilen "dünya hâli"ni yaşıyoruz. Bu düzende, "sosyalizme geçiş"ten eser yok. Bu düzen, sosyalizmle bağlantıyı, sosyalist kuruluş süreçlerinin tasfiyesi, sosyalist ideoloji ve örgütlenmelere karşı amansız bir saldırı ile kuruyor.Daha bir süre bunun böyle gitmesi beklenebilir. Peki, bizim programatik çerçevemiz, bu bağlamda ne kadar gerçekçi ve yakın döneme ilişkin ne tür beklentilere sahip?İşin bilimsel ...

Sayfa 19 of 31 1 18 19 20 31

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur