Etiket: Türkiye Sol Tarihi

GÜNDEM: SOL PARTİ; DÜNÜN DENEYİMLERİ, BUGÜNÜN TARTIŞMALARI

Türkiye solu tartışıyor.Türkiye solu pek çok sorununu tartışıyor. Bu arada, ağırlığını geleneksel sol'un oluşturduğu kesimde "legal sol parti" sorunu gündemde giderek başlıca yeri alıyor. Gelenek, bir önceki kitabında, konuya yaklaşımının genel hatlarını ortaya koymuştu. Burada da sürdürmek, önemli kimi noktaları açmak istiyoruz.Türkiye solundaki çeşitli tartışmalara katılanlar, hangi düzeyi sergiliyor, ne tür bir birikimi yansıtıyorlar. İşe buradan başlamak mümkün.Önce, genel bir gözlemimizi dile getireceğiz. Baskı dönemleri, solun farklı kesimlerinde gene farklı denebilecek yönelimler doğuruyor. Belli soyutlamalarla bu farklılığı iki çıkış noktasından ...

BİR PARTİ TARTIŞMASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Legal sol parti, 1987 yılının ikinci yarısında Türkiye solunun ağırlıklı gündem maddesini oluşturacağa benziyor. Gelenek, 8. kitabının "Gündem"inde konuya yaklaşımının genel hatlarını ortaya koymuştu. Burada, zaman zaman geçmişe de dönerek, bu genel yaklaşımı kimi görüşler doğrultusunda ayrıntılandırmaya çalışacağım.Daha yolun başındayken bir noktada açık olunması gereğine inanıyorum: Tarihsel ve sınıfsal zorunluluklar, istisnasız her koşulda kitlesel gereksinim ya da dayatmalarla çakışma durumunda değildirler. Konumuz açısından bakıldığında ise, legal bir sol partinin gerekliliğini doğrudan doğruya "kitlesel dayatma"lara bağlamanın yanlış olacağını düşünüyorum. Başka deyişle, ...

HAYDAR KUTLU’YA NE OLUYOR?

"Yasaksız bir Türkiye'de çalışmak istiyoruz."TKP Genel Sekreteri Haydar Kutlu, önce Güneş, ardından Yeni Gündem, son olarak da Milliyet'te yayınlanan röportajlarda 'yeni yönelişler" sergiledi. NATO'dan ayrılmayı "gereksiz", AET'ye girmeyi ise yalnızca "zamansız" bulan saptamaları da içeren bu yöneliş ne ölçüde "yeni"dir?Gerçekte TKP, Türkiye sosyalist hareketinde kendine sürekli bir yer edinen demokrat-Kemalist eğilimin en berrak çizgilerinden biridir. Sol hareketin yükselme ve kitleselleşme dönemlerinde zaman zaman rastlanan keskin sol retorik, çizginin bu niteliğini unutturmamalıdır. Dolayısıyla, TKP'nin "yeni" yönelişi, gerçekte pek de yeni olmayan ...

GOŞİSTLER Mİ DEVRİMCİ DEMOKRATLAR MI?

Türkiye solunda 1980 öncesinin yoğun tartışmalarına dönülüp bakıldığında, bir garipliği anımsamamak mümkün değil. Gerçekte ciddi ciddi bakılsa, bu tartışmalarda bir değil pek çok gariplik görülür. Ama biri özellikle ilginçti, hatta rahatsız edici bir yön de taşıyordu. Bir büyük kentimizin gecekondu kesiminde yaşayan, 17-18 yaşlarında delişmen devrimciler, kimi özellikleri ya da bağlı oldukları “siyaset” gereği, geleneksel solun ağızbirliğinde “goşist” damgası yiyorlardı. Ya teorileri? Evet, daha ilginci, teorik konumları da “sol sapma” kavramıyla açıklanıyordu. Böylece, ailesi bir Anadolu kasabasından büyük kente yeni ...

DEVRİMCİ DEMOKRASİ: EĞİK DÜZLEMDE ARANIŞ

Geleneksel sol'un taşıdığı içerik, bu kavramın hangi ayrımı ifade ettiği artık kimsenin meçhulü değil. Teorik ve siyasi çözümlemelerin ötesinde, bu ayrım için daha doğrudan bir formülasyon sunulabilir. Gelenek’in geleneksel sol/yeni sol ayrıştırması bir dizi dergi ve çevrede rahatsızlık doğurdu, kolaycı ve mutlak bir saptama olduğu iddia edildi. Geleneksel sol/yeni sol ayrımından duyulan her rahatsızlık, gerçekte yeni sol çeşitlemelerin teşhir edilmelerinden kaynaklanıyor. Yeni sol, bu ayrımdan rahatsız olan taraftır.Öte yandan, Gelenek kitap dizisinde, geleneksel solun kendi içinde yaşaması gereken hesaplaşmanın ana ...

TÜRKİYE’DE DEVRİMCİ DEMOKRASİ

Türkiye'de devrimci demokrasi için yeni bir tırmanma dönemi mi yaşanıyor? Ciddî bir kıpırdanma olduğu kesin. Bunun bir göstergesi, sayıları giderek artan yayın organları, diğeri de öğrenci gençliğin son dönem sergilediği dinamizm ve bu dinamizmin bir kez daha devrimci demokratlara kucak açmakta oluşu... 12 Eylül sonrasında sol harekette tümüyle birlikte siyaset dışına itelenen bu kesim 80 öncesi niteliklerine bugün ne ölçüde yakın, ya da önümüzdeki dönemde bu nitelikleri yeniden sergileyecek mi? Kesin ölçü vermek mümkün değil ama, şimdiden görünen, devrimci demokratların ...

GELENEKSEL SOLDA HESAPLAŞMA VE İŞÇİ SINIFI

Her ne kadar şu sıralar kimse üzerine almak istemese de, geleneksel solun kendi içinde bir hesaplaşmayı zorunlu kılan çarpık, geri perspektiflerle yüklü ve meşgul olduğu ifade edildi, ediliyor. Gelenek kitap dizisinde bu zorunluluğun gerekçeleri ve tasviri bir çok çalışmada ele alındı. Bu konuda bkz. Gezgin Y. “Sosyal-Demokrasicilik: Eski Hastalık Yeniden Yaşanacak mı?” Gelenek Kitap Dizisi 2. Sayı Çulhaoğlu Metin, “Geleneksel Solun Anatomisine Doğru” Gelenek Kitap Dizisi 4.Sayı, Giritli Aydın-Uygur Cengiz, “Türkiye’de Geleneksel Sol”, a.g.d. 5.Sayı, Koçak Harun “Bugün, Yarın Ya ...

NOSTALJİ ÜSTÜNE BİR DEĞİNME

Bugünlerde, günümüz ile 70'li yıllar ve daha öncesinin karşılaştırmaları daha sık olarak yapılmaya başlandı. Dört bir yandan geçmişe ilişkin sesler, anılar, belgeler, yorumlar, değerlendirmeler vb. yağıyor. 87 Türkiye'sinde gündemimiz, ağırlıklı olarak güncelden çok geçmişle yüklü.Geçmişe ilişkin bu tür yazılardan birinde, Gelenek kitap dizisinin Ocak '87 sayısındaki "68 Kuşağı Üzerine" başlıklı yazıda şöyle diyor Metin Çulhaoğlu: "Az önce 'nostalji' sözcüğünü kullanırken, gene tüylerim diken diken oldu." Çulhaoğlu, ardından nostalji'ye belli bir tepkisellikle yaklaştığını kabul ettiğini ekliyor; henüz otuzunda kırkında olan insanların ...

SOLUN TARİHİNDE ATILIM VE RESTORASYON DÖNEMLERİ

Bu çalışma, geleneksel sol çizginin Türkiye’deki tarihsel biçimlenişine ve kimi güncel sorunlarına daha yakından bakmayı amaçlıyor. Gelenek dizisinde birkaç kitaptır yer alan, geleneksel sola ilişkin çözümlemelerin, bu çalışma ile daha bir belirginlik kazanması gerekiyor. Söylenenlerin Türkiye’deki tarihsel deneyime ilişkin oluşu, bir başka deyişle çıkış noktasını bize yakın bir somut zenginliğinin oluşturması, daha ileri düzeyde netlik sağlayabilir. Amaçlanan, bu.Başlarken, bir düşünceyi açık seçik belirtmekte yarar var: Türkiye solunun tarihine ilişkin somut veri ve belge birikiminin, belirli “kurgu”lara olanak tanıyacak boyutlara ulaştığını ...

77 KUŞAĞI ÜZERİNE

Yaşadığı tarihsel döneme ve ortama müdahale etme durumundakilerin ilk görevi, bu dönem ve ortamın nesnel koşullarını yeterli düzeyde kavrayabilmektir. Türkiye'nin yakın geçmişinde toplumsal süreçlerin ivme kazandığı bir dönem yaşandı. "Yaşanılanın yaşanıldığı an" her zaman çok boyutlu bir tartışma konusu olmuştur. Ne ölçüde kavranabilir, ne ölçüde kavranamaz? Yaşanılan ana ilişkin bilgilenmede, belirli sınırların ötesine geçilemeyeceği açıktır. Ama gene de, insanın geçmişle belirli bağlar kurabilmesi, bugünü anlamlandırmasında yararlı oluyor. "Olanaksız" görünene yaklaşımda önemli ipuçları sağlıyor en azından. On yıl öncesine dönüp baktığımızda, ...

Sayfa 17 of 18 1 16 17 18

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur