Gelenek Sayı 65

KENTLERİ KAZANMA KAVGASINDA AYDINLANMACILIK VE İŞÇİ SINIFI

Dinci gericilik, Türkiye solunun politik, ideolojik mücadelesinde ve uzantısı olarak toplumsal hareket alanında her zaman anlamlı bir yer kaplamıştır. Ancak, bu kavga alanının bir tarafını solun "sosyal demokrat" ve "ulusal sol" bölmelerinin kaplayagelmiş olması ironiktir.Kimi zaman emperyalist hesapların ürünü olarak palazlandırılan, kimi zamansa karşı devrimci yığışmanın içinde toplumsallaşma kanalları yakalayabilen dinci gericilik, -bir olgu olarak yükseldiği her durum aslında bir sınıf mücadelesi başlığı olmasına karşın- en fazla düzen içi didişme/inatlaşma konusu olarak politik değer kazanabilmiştir.Bu sonuca yol açan, sosyal demokrat ve ulusal sol bölmelerin bu başlıkta düzen dışı sola hareket alanı bırakmaması değil, düzen dışı solun bu başlığa dair kafa...

EKONOMİK KRİZİN ARKAPLANI ÜZERİNE

Bu yazı, başlığının da söylediği gibi, daha çok bir giriş yazısı. Türkiye ekonomisinin güncel krizinin farklı boyutları, Gelenek'in önümüzdeki sayılarında ayrıntılı olarak tartışılacak. Bunun bir "gecikme" anlamına geleceği düşünülebilir. Ama birincisi, eğer Türkiye ekonomisine borsacılar gibi at gözlükleriyle bakmayacaksak, krizi tarihsel bağlamına yerleştirmemiz gerekiyor. İkincisi, Türkiye kapitalizminin bugünkü krizi, anlık bir kesintiden ibaret değil. Krizin yalnızca sonuçlarının belirginleşmesi değil, bizzat kendisi de uzun bir vadeye yayılacak.Uzatmamak için, biraz da keyfi olarak, 70lerin sonundaki "70 sente muhtaç" Türkiyeden başlayabiliriz...Sorun yüzeysel olarak ele alındığında, bir "döviz kıtlığı" sorunuydu. Yani, Türkiye'nin döviz kaynakları (ihracat, turizm, işçi dövizleri, uyuşturucu gelirleri vb.) döviz ihtiyacını (ithalat,...

IMF EMPERYALİZMİN İKTİSADİ UÇAK GEMİSİ MİDİR?

 Türkiye, yeni yoluna arızalı bir motorla devam edecekEgemen sınıfın tüm kesimlerinden "deniz bitti" sözünü duymak mümkün hale geldi. Artık neredeyse mafya bile bu sözleri sarf edebilir cesarette. Türkiye'nin enflasyondan vazgeçme ve paylaşımı, üretim artışının önünü kesmeyecek biçimde yeniden düzenleme operasyonuna giriştiği, bu operasyonda da krizi, kriz yönetimini, emperyalist merkezlerin yönetim ve yönlendirme aygıtlarını araç olarak kullandığını görüyoruz. İki şeyi beklememek lazım: Süreç, Batı’nın istediği kalıba girme şeklinde bir doğrudan manipülasyon içermiyor. Yönlendirme, barındırdığı riskler göz önüne alınarak dolayımlı oluyor. İkincisi de bu sürecin sonunda ortaya "bambaşka bir Türkiye" falan çıkmayacak. Sadece sermaye giriş ve çıkışında arıza yapan unsurlar temizlenecek ve...

DEVRİM COĞRAFYASINDA NATO VE ALT BİRİMİ AVRUPA ORDUSU

 "Zaman zaman gözleri sıkıntıya, yorgunluğa benzer bir şeyle bulanıyordu; ama yalnız çehresinin değil bütün varlığının hakim ve devamlı ifadesi olan rehaveti, ne yorgunluk, ne de sıkıntı bir an olsun bozabiliyordu. Gözlerinde, gülüşünde, başının, ellerinin her hareketinde rahat, açık, temiz bir ruhun ifadesi parlıyordu. Kayıtsız ve sathi bir göz Oblomov'a şöyle bir bakar ve 'iyi yürekli, kuzu gibi bir adamcağız olsa gerek' derdi. Ona daha yakından, daha anlayışlı bir gözle bakan biriyse yüzünü bir müddet süzer, sonra garip bir tereddüt içinde gülümser, geçerdi" GONÇAROV İvan Oblomov Türkiye İş Bankası yayınları 2000 s. 15. . 90'lı yılları dünya solu bu şekilde...

SEN ELMAYI SEVİYORSUN DİYE

 Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), uzunca bir aradan sonra, "sol siyasette gündem" başlıklı bir makalenin kendisine ayrılmasını hak etti. Yalnız bu yazı, ÖDP'nin son dönemdeki bir politik açılımının değerlendirmesiyle ilgili bir yazı olmayacak. ÖDP bir süredir siyasal ve örgütsel olarak kilitlenmiş durumda. Bu yazıyı gerekli kılan, ÖDP'nin yola çıkış öncüllerini oluşturan siyasal ve örgütsel tercihlerine dair bir değerlendirme yapılması ihtiyacıdır. ÖDP pratiği, başından beri kendi varlık gerekçesi olarak öne sürdüğü bu tercihlerinin sorgulanabileceği ve belli sonuçların daha açık bir şekilde çıkarılabileceği bir evreye girmiştir.Bir süredir ÖDP'nin kendi içindeki bileşenleri zaman zaman can sıkıcı, zaman zaman gülünç ve zaman zaman da...

AYDIN ÇUBUKÇU NEYİ TEORİZE EDİYOR

 Aydın Çubukçu, Özgürlük Dünyası'nın Haziran ayında çıkan sayısında "solculuk üzerine" bir yazı yazdı ÇUBUKÇU Aydın "Solculuk Üzerine"; Özgürlük Dünyası S. 111. . EMEP bir yana, Aydın Çubukçu'ya bu yazıyı yakıştırmakta oldukça zorlandığımı söyleyerek başlayacağım.Ne Çubukçu'yu partisinden ayırmak niyetindeyim, ne de EMEP'in teorik siyasal yanlışlarından azade bir Çubukçu var kafamda. Sadece EMEP'in bir süredir kendine yol olarak belirlediği çizginin teorizasyonu amacıyla kaleme aldığını çıkardığım yazının "Çubukçu'nun bunun aslını biliyor olması, bunları yazmaması gerekirdi" denecek şeyler içerdiğini düşünüyorum."Sınıfın birliği" denilince sendikal birliği anlıyor olmak, ideolojik mücadele denilince "toplumun sınıflara ayrıldığını ve işçi sınıfının ayrı çıkarları olduğunu" söylemek, ideolojik yapıları birebir ait oldukları...

SPOR EĞİTİM SAĞLIK VE EĞLENCE ÜZERİNE 23 ŞUBAT 2001 TARİHİNDE ULUSAL SPOR BEDEN EĞİTİMİ VE EĞLENCE ENSTİTÜSÜNÜN (INDER) 40. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ VE ULUSLARARASI BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR OKULUNUN AÇILIŞI SEBEBİYLE KÜBA CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI DR. FİDEL CASTRO

Boşuna ümitlenmeyin konuşmam uzun olmayacak. (Kahkaha ve tezahüratlar)Seçkin konuklar;Değerli öğrenciler;Bir sorunum var, çünkü bugün burada iki şeyi bir arada kutlamak üzere bulunuyoruz: INDER'in kuruluşunun 40. yıldönümü (Alkışlar) ve Uluslararası Beden Eğitimi ve Spor Okulu'nun açılışı (Sloganlar). Peki şimdi ne yapmam gerekiyor? Ne hakkında konuşmalıyım? İkisi de benim açımdan çok önemli olaylar. Okulun açılışı iki ya da üç ay öncesinde gerçekleştirilemezdi, çünkü bunun için hiç zamanımız yoktu ve bu yüzden de açılış ve yıldönümü kutlaması aynı zamana rastladılar; yani tam anlamıyla bir tesadüf.INDER ve onun kırk yıllık tarihi hakkında söylenebilecek çok şey var. Bazı yoldaşlarımız bu tarihin bir kısmını hatırlattılar. Humberto...

FAZİLET KAPATILIRKEN GÜLÜMSEYEN GERİCİLİK

Marx en az Fransa üçlemesi kadar değerli ve keyifli Neue Rheinische Zeitung yazılarından birisinde şöyle diyor:"Burjuvazinin ticari ve endüstriyel kesimleri kendilerini karşı-devrimin kollarına atıyorlar. Sanki karşı-devrim devrimin uvertürü değilmiş gibi..."(Marx; 21 Ocak 1849)Şaşırtıcı gelebilir. Çünkü sınıflar mücadelesi tarihi, devrim ve karşı-devrimin aynı momentin zıt kutupları olduğunu söyler. Karşı-devrimlerin "gerçekleşmeyen" ya da "gerçekleştirilemeyen" devrimlerin bir bedeli olduğu ise Leninin söyleneni güçlendiren yaklaşımıdır.Dikkatle bakıldığında Marx'ın teorik açıdan tartışmalı önermesinde iki önemli unsur öne çıkmaktadır. Birincisi umuttur... İşçi sınıfı hareketinin zaferine olan inancı söz konusu olduğunda Marx hâlâ haklıdır. İkincisi ise, karşı-devrimin devrimi tetikleme olasılığıdır. Eğer, karşı-devrim devrim cephesinin büyük yükselişine karşı sermaye...

ÜLKENİN KOMÜNİST PARTİSİ EMEKÇİLERİ AYDINLARI VE GENÇLERİ ÇAĞIRIYOR SOSYALİST İKTİDAR PARTİSİNE KATIL

 İşçiler, aydınlar, yurtseverler ülkenin komünist partisine katılıyor...Sosyalist İktidar Partisi emekçileri, onurlu aydınları akıllarını, yüreklerinienerjilerini birleştirmeye çağırıyor.Ülkemizin parsel parsel satılmakta olduğu doğrudur.İşçi sınıfımızın ve emekçilerin eşi benzeri bulunmaz bir saldırı altındaişsizliğe, yoksulluğa, boyun eğmeye zorlandıkları açıktır.Aydınlarımızın bu emperyalist yağmaya teslim olmaya itildikleri kesindir.Sosyalist İktidar Partisi bu görüntünün altında karşı durulmaz birpotansiyelin yeşerdiğini saptamaktadır. Bugün kapitalizminbarbarlığını, ülkemizin sömürgeleştirilmesini içlerinesindiremeyenler için gündemde ne umutsuzluk olmalıdır ne de tevazu.Tam tersine Sosyalist İktidar Partisi komünist hareketinköklü bir atılımın eşiğinde olduğunu iddia ve ilan etmektedir.Ülkemizde hafife alınamayacak bir devrimci birikimbulunduğunu düşünüyor ve görüyoruz.Sosyalist İktidar Partisi bugün söz konusu birikimin önde gelenörgütlü mevzisini oluşturuyor. Komünist hareketin nesnel...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur