Cemal Hekimoğlu

Cemal Hekimoğlu

BURJUVA DEMOKRASİSİ: NEREYE KADAR?

1980 sonrasında Türkiye'de bir restorasyon dönemi yaşandı. Bu restorasyon dönemine uygun aktörler ön plana çıktı. Hem sağda, hem "sol"da restorasyonun hakkını verenlere rastlandı. Bunlardan bir bölümü Türkiye'nin sol kültürünü şekillendirme uğraşına soyundular.Bunlar arasında( eksiltilibir dergi olmasına karşın) Yarın'ı sayan Yalçın Küçük'e hiç mi hiç katılmıyoruz.B tür değerlendirmeleri Sayın Küçük'ün "geleneksel sol" ile "devrimci demokratlar" arasında bir düzlem farkının bulunduğunu unutmaya başladığını gösteriyor. Ondan sonra, her şey bir yana, kesinlikle bir nesnelliğe oturan kimi kavramlar bu restorasyonunkilerle ikame edilmeye başlandı. Sosyalizm...

SSCB: BİR KURULUŞUN ÖYKÜSÜ -ERGUN BALCI’YA AÇIK MEKTUP-

Burjuva ideolojisi kendisini "evrensel" olarak sunmaya başladığından beri, önce bir eğilim, sonra fetiş ve kavramları ile "demokrat" olageldi. Demokrasi; bir garip şey, ne yaşanabilen, ne hissedilebilen... Ne yaşayacak, ne hissedeceksin, ama mutlaka "demokrat" olacaksın! Kişi hak ve özgürlükleri, hür düşünce, liberalizm, serbest rekabet türünden kaynağı ve amacı meçhulleştirilmiş kavramları bir araya getirince burjuvazinin en güçlü ideolojik tutamak noktasına, demokrasiye ulaşıyorsun. Burjuva ideolojisinin güçlü tutamak noktası oldun mu, belirsiz ve ruhbani olacaksın. Bu kaçınılmaz. Belirsizlik arttıkça etki gücün artacak. "Demokrasi" de...

GRAMSCİ DÜŞÜNCESİ KİMLİK BUNALIMINDA

Antonio Gramsci... 1926 yılında hakkında hüküm verilirken "bu beynin yirmi yıl süreyle çalışmamasını sağlamalıyız" denen İtalyan düşünür. Bunu becerebildiklerini söylemek oldukça güç. Ancak, bu beynin özgürce çalışamadığı da bir gerçek. Gramsci açısından büyük bir talihsizlik. Ne var ki, Gramsci'nin talihsizliği yalnızca fiziki olarak sınırlandırılmasından kaynaklanmıyor. Ölümünden sonra, geriye bıraktığı ürünler hiç rahat bırakılmadı. Bir tür eziklik ve anlaşılır bir komplekse sahip olan batı Marksizmi bu ürünleri, içerdikleri teorik yükün kaldırılabilirliğinin çok ötesinde bir açgözlülükle tüketti. Eski New Left editörü Anderson,...

BİR GELENEK NASIL DOĞAR —OBLOMOV’A ŞÜKRAN BORCUMUZ—

Anlaşılamayan, tuhaf gelen ve bu özellikleri içeriği kat kat aşan biçimselliklerden kaynaklanan kültürel ürünlerin bir ülkede yaygınlık kazanması, kısırlığın ve geriliğin şaşmaz göstergelerinden birisidir. Nerede seviyesizlik ve vulger eğilimler varsa orada, bu durumdan eşrafça rant almaya çalışan kalemler de bulunur. Bunlarda yaratıcılık ilginçlik saplantısına, özgünlük sürprizler oluşturmaya dönüşmüştür. “Zemzem suyuna işemeye” bayılırlar. Yeniliğe meraklı tüketiciye olta sallandırırlar. Ne bu yazının sahibi ne de bu yazının yer aldığı kitap dizisi böylesi bir talebi karşılamaya yönelik iddialara sahip olmadığı için, “bir Oblomovculuk...

DÜNYAYA BAKMAYI BİLEBİLMEK

Kendinize hiç "ne ölçüde Avrupalıyız" diye sordunuz mu? Ülkemizin, hıristiyanlığın üç temel mezhebinin de var olduğu bir kıtada Müslüman nüfusun ağırlık taşıdığı tek ülke olmasını bir kenara koyalım. Topraklarının ana bölümünün Asya'da olduğunu özgün bir şarklılıkla yoğrulmuş geleneklerimizi ve alışkanlıklarımızı bir an için unutalım. Yalnızca ekonomik göstergelerden hareketle Portekiz ile birlikte Avrupa'nın en az gelişmişleri oluşumuzu da söz konusu etmeyelim.Ortaçağ karanlığından, burjuvazinin tarihsel çıkışı ile kurtulmaya başlayan Avrupa, teknolojik ve endüstriyel ilerlemeye olduğu kadar gelişme ve değişme mesajları veren köklü...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur