Gelenek Sayı 39

DİKKAT: KAPİTALİZM SAĞLIĞA ZARARLIDIR!

Kapitalizm tarih kitaplarına insanlığın bir buruk dönemi olarak geçtiğinde, kapitalizmi canlandıracak bir tabloyu nasıl resmederdik, diye düşünüyorum. Ya da bir tiyatro sahnesine nasıl yerleştirirdik? Önce kocaman bir afiş, "Her şey alınır satılır, fiyatı olan her şey üretilir." Sahnenin ortasına kocaman bir makine, geniş bir üretim bandı. Bu üretim bandı makinenin bir ucundan çıkıp, diğer bir ucundan tekrar makineye giriyor. Yardımcı aktör, çalışan insanlık, üretim ucunda kendini koyuyor bandın üstüne, parça parça tükeniyor. Tüketim ucunda bandın üstünde ne ararsanız var, arabalar, saatler, insanlar, yaşamınız, eğlenceniz, bir kahkaha, gözyaşları, evlilik cüzdanları, umutlarınız, bir melodi, piyango biletleriniz, sağlığınız! Her şey metalaşmış, makine giderek...

70 SOSYALİST PARTİNİN ORTAK BİLDİRİSİ: PYONGYANG, MAYIS ’92

Geçtiğimiz ayın başında, Kore Halk Cumhuriyeti'nin başkenti Pyongyang'da çok sayıda ülkeden komünist parti ve sosyalist partilerin katıldığı bir uluslararası toplantı düzenlendi. Bu toplantı sonunda 70 partinin imzalarıyla çıkartılan Pyongyang Deklarasyonu’nu aşağıda sunuyoruz. Bu metne geçtiğimiz günlerde Sosyalist Parti'nin yayın organlarında da yer verildi. Yayınlanan ile buradaki versiyon arasında kimisi önemli, kimisi önemsiz farklılıklar olduğu görülecektir. Aşağıdaki metni, İngilizcesi ile SP'nin gerçekleştirdiği Türkçe çeviriyi karşılaştırarak hazırladık."Sosyalist davayı savunalım ve ilerletelim"Dünyanın çeşitli ülkelerinden siyasi partilerinin temsilcileri sosyalist davayı savunmak ve geliştirmek yolunda sarsılmaz bir kararlılık göstererek bu bildiriyi yayınlıyorlar.Çağımız bağımsızlık çağıdır ve sosyalizm, halk kitlelerinin bağımsızlığını gerçekleştirmeyi amaçlayan kutsal bir davadır.Sosyalizm, geçtiğimiz...

DAVİD YAFFE İLE SÖYLEŞİ

David Yaffe 1968 kuşağından bir İngiliz marksist iktisatçı. Yıllarca Devrimci Komünist adlı teorik bir yayın çıkarttı. 1970'li yılların sonuna doğru politik harekette Troçkizm ile bir ayrışma sonrasında daha leninist bir çizgiye yöneldi. İşçi aristokrasisi ,İşçi Partisi'nden kopma İrlanda sorununa Lenin’in yaklaşımı vb. gibi konularda İngiliz Solu'nun yaklaşık tümü ile ayrışan Devrimci Komünist Grup'un (Revolutionary Commnnist Group) kurucuları arasında yer aldı. Emperyalizmin ırkçılık ve faşizme dayalı politikalarının sosyal demokrat yapılarla işbirliği içinde emperyalist kapitalizmin doğası gereği üretildiğini, sosyal demokrasisinin anti-komünist karakterini vurgulaması ve sınıf içi eşitsiz gelişmeye leninist bir yorum getirmesi itibariyle bu çizgi ayrıksı özellikler kazandı.Madenciler grevinde, İrlanda sorununda emperyalist...

DAHA ÖZENLİ, DAHA EFENDİCE: K. KALYON’A YANIT

Emek yazarı Kenan Kalyon, Gelenek'in geçen sayısında yer verilen ve Sosyalizm Programı hakkında kendisine yönelttiğimiz sorulara yanıt olarak gönderdiği yazının kimi eksiklikler taşıdığını, kendisi de belirtiyor. Ama açıkçası ben bunun ötesinde ciddi başka sorunlar görüyorum.Saptadığım sorunlar nedeniyle de burada yalnızca eleştirileri yanıtlamakla yetinmem mümkün değil; kısa da olsa aşağıdaki satırları bir karşı-eleştiri olarak okumak gerekli.Hemen iki saptamada bulunmak istiyorum:Kalyon'un eleştirileri inanılmaz derecede soyut ve özneldir. Öyle ki yazarın her cümlesinin aslında "bana öyle geliyor ki" deyimiyle başlaması daha yerinde olacaktır.Kalyon'un eleştirilerinin bu nitelikleri, program hazırlayıcılarını "yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal" açmazına sürüklemeye çalışmaktadır.Bunları açmaya çalışacağım. Ama önce Kalyon'un "giriş"...

OKURLARLA

Elinizdeki kitapçığımız ağırlıklı olarak ideoloji tartışmalarını konu alıyor. "Siyaset Gündemi" sayfalarımızda, konuya son dönemde Türkiye'de yaşanan siyasal gelişmeler çerçevesinde yaklaşılmakta: Bu kolektif çalışmanın başlığı ortaya konulan temel soruya ilişkin ipucunu da veriyor: “İdeolojik Hegemonya mı Devlet Otoritesi mi?”Gündem yazısını Metin Çulhaoğlu'nun "Gelenekten Geleceğe" köşesi izliyor. Çulhaoğlu son yıllarda Türkiye solunda tartışmasız bir doğru zannedilmeye başlanan, farklı eğilimlerin biraradalığının verimliliği düşüncesini ele alıyor. Çulhaoğlu "çoğulculuğun erdemi" fetişleştirmesine karşı, ilerletici bir teorik ve siyasi üretimin çerçevesi iyi çizilmiş bir problematik ortaklığını gerektirdiğini savunuyor.Cemal Hekimoğlu'nun "Türkiye'den Dünyaya" bölümündeki kısa yazısı ise "Milliyetçi Şahlanışın Düşündürdükleri" başlığını taşıyor. Hekimoğlu, milliyetçiliğin bir ideolojik kimlik olarak Türkiye'de...

DEVLET OTORİTESİ Mİ, İDEOLOJİK HEGEMONYA MI?

Türkiye'de burjuva cephesinde kullanılagelen çok çeşitli ideolojik motiflerden soyut ve saf haliyle bir model olarak, "ideolojik hegemonya" türetmek pek mümkün olmamıştır. Milliyetçilikten laisizme, ılımlı ve avam bir İslamcılığa, batıcı-modernist bir hattan "asker millet" söylemine kadar değişik ideolojiler Türkiye'de düzenin ideolojik örtüsünün yan yana getirilmiş yamalarıdır. Yamalar sağladıkları çeşitlilik yönüyle işlevseldir, ama ne toplumsal ayıpların üzerilerini doğru dürüst örtmeyi sağlayabilirler ne de birbirlerini "kararlı" biçimde bir arada tutabilirler. Dolayısıyla kısaca tasvir etmeye çalıştığımız bu yapının en vazgeçilmez öğesi, bizzat zor ve zorun salgıladığı bir dizi ideolojik motif olmuştur.Düzenin ideolojik öğeleriyle şiddete dayalı öğelerini birbirlerinden ayırmak aslında mümkün değildir. Ama bu iki...

KERTENKELENİN KUYRUĞU

Son bir kaç yıldır, kapitalist sistemin içinde bulunduğu bunalımın derinleştiğini gösteren bir dizi ekonomik veriye rağmen, bunun "sol"un hanesine bir artı olarak geçmediği bir dönem yaşanmakta. Bunun başlıca nedeni reel sosyalist sistemin yaşadığı çözülüş ve sözü edilen bunalımın siyasi sonuçlarının gözlenememesi. Tabii ki bu iki sonuç birbiriyle oldukça ilişkili. Kapitalist ekonominin, problemli bir döneminde, sosyalist sistemin ortadan kalkmış olması, bunalımın "sol" bir çıkışa yönelmesini engellemektedir. Şu anda gözlenen, ekonomik tıkanıklığına rağmen "sağ"ın siyasi alanda daha da küstahlaştığıdır."Sosyal devlet" anlayışının terk edildiği, gelir dağılımının bozulduğu, piyasanın alabildiğine yüceltildiği bir dönemdir bu. Yeni Sağ'ın yükselişi adıyla da anılan bu dönem, Amerika'da Reagan...

“SAHİDEN ÖYLE Mİ” DİYE DÜŞÜNMEK

Kimler tarafından ne zaman ve hangi gerekçelerle verildikleri pek bilinmeyen bazı yargılar toplumda çok tutulup benimsenebilirler. Örneğin takımını motive etme konusunda Türkiye'de Mustafa Denizli'nin eline su dökecek teknik adam olmadığını, artık futbolla ilgilenmeyenler bile duymuştur. Bedri Baykam'ın ressamlığını kimse bilmese bile, adamın "çağdaşlık simgesi" olduğunu cümle alem öğrenmiştir. ANAP'lı Bülent Akarcalı'nın tam tamına bir "batı Avrupa liberali" olduğunda basın hemfikirdir. Sorsanız, herkes "Türkiye'deki doğal güzelliklerin dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığını" söyleyecektir. Bunun gibi daha onlarcası...Bunların bir bölümü, çok yaygın olarak benimsenmelerinin dışında gerçekten doğru da olabilir. Ama çoğunun birer galatı meşhur, yani hemen herkesçe inanılan ve benimsenen bir yanlış olması...

SOSYALİST PARTİ’NİN “YOK”U… HELVACIOĞLU’NA YANIT

Siyasi mücadelenin kuralı böyle işliyor: Eğriliklere bakıp doğruluklar test ediliyor. Toyluklara bakıp doğruluklar test ediliyor. Toyluklara bakıp üzülünüyor. Cahilliklere bakıp gülünüyor...Sosyalist Parti'nin (SP) yayın organı Teori dergisinin Şubat ayında yayınlanan 26. sayısında Ender Helvacıoğlu'nun Sosyalizm Programı ile ilgili eleştiri yazısını "bu duygu ve düşüncelerle" okuduk. Helvacıoğlu, Sosyalizm Programı'nı "Avrupamerkezci üretici güçler teorisini savunmakla", "emperyalizm çağının temel özelliklerini kavrayamamakla", "ezen-ezilen ulus ayrımını ve anti-emperyalizm kavramını reddetmekle", "köylüye düşman olmakla", "çeşitli burjuva kesimleri arasında ayrım yapmamakla", "aşırı bir Troçkizme batmakla" eleştiriyor.Tüm diğerlerindeki anlayış kısırlığı bir yana, "çeşitli burjuva kesimleri arasında ayrım yapmama" eleştirisi üzerinde durmak gerekiyor. Eleştiri demetinin "yumuşak karnı" burası çünkü.Sosyalistlik...

Sayıdaki Yazarlar

    Hoşgeldiniz!

    Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

    Kayıt Ol!

    Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

    *Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

    Şifrenizi geri alın

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Oluştur