Irmak Ildır

Irmak Ildır

Aşamalı devrimcilikten stratejik iflasa:

Türkiye solunun tarihi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ndeki Halit Ayarcı karakterinin yaşadıklarına çok benziyor. Ünlü edebiyatçı Tanpınar’ın unutulmaz eserinin başkarakterlerinden olan Ayarcı, kendinden menkul tasnifçiliğin ve standartlar enstitüsü olmanın da güzel bir örneğidir. Türkiye solunda uzun bir dönem boyunca yapılan tartışmaların, siyasal olarak solun zeminini güçlendirmek yerine tarafların birbirine not verdiği ve “ayar çektiği” bir içerikten öteye gidemediği aşikâr. Dolayısıyla aslında not vermek dışında bir anlam taşımayan yazılar, tartışmayı yürüten tarafın siyasal hattının yeniden üretimine de katkı koyamıyor. Bu...

Gençliğe Dair Aykırı Notlar

Bir toplumsal olguyu, kategoriyi ele almak, onu derinlemesine analiz etmek ve bu toplumsal olgu veya kategorinin diğer olgularla kurduğu bağları açığa çıkarmak zor bir iştir. Bu işi yaparken konuyu yüzeysel ele almadan bağlantı noktalarını kurmak, teori ile siyaset düzlemlerini birbirine karıştırmadan hareket etmek gerekir. Dolayısıyla burada teorinin de sınırlarını zorlayan “aykırı” bir işleme başvurmak gerekir. Yöntemsel olarak herhangi bir toplumsal olgu, kategori, durum ya da katman ele alınırken ilk üzerinde durulacak nokta, konunun “özsel” içeriğine yapılacak vurgudur. Örneğin işçi sınıfına...

Günümüzde emperyalizm ve sınıf mücadelesi

Çağımızda aydının düşünce dünyası Oblomov’un akıl yürütmelerine benziyor. İvan Gonçarov’un 19. yüzyılın ortasında yazdığı ve Rusya’da toprak sisteminin değişimi sonrası kapitalizmin birey üzerindeki değişikliklerini incelediği ünlü eserinde Oblomov’un düşünce dünyası kendi sınırlı çevresinin etkileri üzerinden şekilleniyordu. Oblomov karakteri kendisi eskimiş, sosyal sistem olarak çürümüş bir düzenin temsiliyetinden daha öte üretim ilişkilerinden kopmuş bir “erdemlinin” akıl yürütmelerinin sınırlarını göstermesi açısından da önemli bir içerik sunuyor. Bugünün düşünce dünyasını oluşturmaya çalışan aydınlar da benzer bir biçimde Oblomov’un düşünce dünyasına sahipler. Sadece “tembellikleri”...

Soruya doğru bakmak: Kürtleşen işçi sınıfı mı, işçileşen Kürtler mi?

Bazı sorunların üzerinde birçok kez durmanın bir sakıncası yoktur. “Kabak tadı” da verse, sorun çözülmediği ve dinamik bir sürecin ürünü olarak ek değişkenlerin soruna dahil olduğu bir tabloda, konuyu bir kez daha ele almak gerekiyor. Bu noktada Kürt sorunu da benzer bir içeriğe sahip. Kürt sorunu; bugüne değin şurasından ya da burasından ele alınmasına karşın, sorunun kendisinin güncel manada başka görünümler alıyor oluşu konuya yeniden eğilmeyi gerektiriyor. Dolayısıyla bilindik tezlerin yeniden üretiminden daha çok, bir hattın güncellenmesi ile karşı karşıyayız....

Hoşgeldiniz!

Bilgileriniz ile giriş yapabilirsiniz.

Kayıt Ol!

Okuyucu olmak için aşağıdaki formu doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifremi unuttum

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Yeni Makale Listesi