1980 öncesini, 12 Eylül’ün önce militarist, sonra liberal karanlığını, ‘90’ların gericiliğini yaşayan devrimci kuşaklar, biri diğerinden çok farklı ruh hallerine kapıldılar, yola devam diyebilmek için farklı gerekçelere sahip oldular. Kimi dönem ülkenin kaderini değiştirmenin eşiğinde olduğumuza inanarak, sonraları yalnızca insan olmanın namusu adına, bazen marksizmin açıklama gücüne ikna olarak, başka kerelerde ise siyasal öfkeye dayanarak... Kendi payıma bugün içinde bulunduğumuz konjonktürün çok verimli olduğunu, sosyalizmin açılım kanallarının onyıllardan beri nesnellik tarafından hiç bu kadar desteklenmediğini düşünenlerdenim. Türkiye’de sosyalistlerin her biri ...
Türkiye siyaseti kemalizmin altından kalkamıyor. Kemalizmle başa da çıkılamıyor.Sol içerisinde ideolojik etkisi asla küçümsenmemesi gereken sol-liberalizm hâlâ kemalizmle hesaplaşmaya uğraşıyor. Solun bütünü hâlâ kemalizmden kopamamakla eleştiriliyor. Devrimci demokrasinin bir kesimi, sanki kemalizmin peşinde koşturan kendi öz ataları değilmişcesine solun diğer kesimlerine herhangi bir konuda fatura çıkartmak gerektiğinde kemalizmin izlerini arıyor.Bu arada, sola anti-kemalizm pompalayan sol-liberaller devrimci siyasette denizi ne zaman tüketseler, sosyal-demokratlaşırlar ve kemalizmin en sıkı mirasçıları sayılan partilere uzman kadro ya da köşe yazarı sıfatıyla danışmanlığa atanırlar.Hoş, bugün anti-kemalist ...
Kemalizm üzerine yazmak 90'lı yıllarda sosyalistler açısından siyasal önemini yitirmiş görünüyordu. Bu konu daha çok sivil toplumcularla sol-kemalistlerin arasında bir tür polemik konusu olmaya sıkışmış durumdaydı. Açıkçası bunu çok isabetli olarak görüyor ve gerek Osmanlı gerekse Türkiye Cumhuriyeti tarihi üzerine çalışmanın akademik ağırlıklı bir çaba haline gelmesini yararlı buluyordum. Siyasetçiler buradan özellikle ideoloji konularında önemli sonuçlar çıkarabilir ve bu sonuçlar sosyalist ideolojinin yeniden yükselişi için kimi katkılar yapabilirdi. Ama öyle kalmadı. 28 Şubat'ta başlayan süreç ve Asker Partisi'nin siyasete ağırlığını ...
Türkiye'deki siyasal yapıya dair olarak son dönemdeki en muteber tartışmalarından biri, siyasi yelpazenin bozulması üzerinedir. Siyasi yelpazenin bozuluşu merkezsizleşme, merkezin uçlara doğru savrulması, merkezin sağa kayması gibi betimlemelerle tarif edilmektedir. Bu tarifin üzerine oturduğu iki temel nokta var. Birincisi, sosyalist' blokun çözülmesiyle birlikte ideolojilerin sonu ,sosyalizmin giderek solun bitişi diye ifade edilen siyasetin yeniden yapılanışı; siyasal yelpazenin veya siyasal farklılaşmanın ideolojik düzlemde gereksizleşmesi düşüncesidir. İkincisi, Türkiye'de sosyal demokrasinin ve merkez sağın siyasal etkisini giderek yitirirken RP, MHP gibi "aşırı sağ" ...
Türkiye komünist hareketinin onuru Şoför İdris’e, Özelleştirmeye, paralı eğitime karşı kavgayı Ümraniye Cezaevi'nde sürdüren öğrenci yoldaşlara, Ölüm Orucu Şehitleri için yapılan eylem sonrasında Parti bayrağını aylarca Sakarya Cezaevi’nde onurla taşıyan Latif yoldaşa... 1996 yılı partimiz ve Türkiye için yılın ilk yarısı itibarıyla oldukça hareketli günlere sahne oldu. Emek, Barış, Özgürlük Bloku tüm Kürt ve Türk emekçileri nezdinde taçlanarak gündeme oturdu. Arkasından gelen cezaevi direnişleri, öğrenci eylemleri ve sonrasında da 1 Mayıs...1995 ve '96'nın ilk yarısında eline geçen fırsatları belli ölçülerde ...
SOVYETLER SONRASI TÜRK DIŞ POLİTİKASI
Bir zamanlar dünyayı anlamak kolaydı. Bir tarafta tanrının desteklediği iyiler, diğer tarafta şeytanla ittifak halindeki kötüler vardı. Gerçi bu iki cepheyi birbirinden ayırmak her zaman çok kolay olmazdı. Kötüleri tehlikeli yapan, iyilerin arasına sızmaları, onları yoldan çıkarmaya çalışmalarıydı. Sözgelimi, tanrının yeryüzündeki gölgesi olan padişah ya da kralın çevresinde her zaman onun aklını çelmeye ve onu kötü yola sokmaya çalışan kötüler bulunurdu. Ama en azından, sokaktaki insan açısından, başına gelen kötülüklerin arkasında, şahsen tanımasa ve hatta adını bile duymasa da, bazı ...
Yalı Mah. Karaağaç Sk. No: 14 Maltepe/İstanbul
posta@marksistmanifesto.com
Marksist Manifesto | Gelenekten Geleceğe