Etiket: Türkiye Sol Tarihi

BİR İNGİLTERE VARDI…

1978 yılındaydı...TKP tarihinde önemli bir muhalefetin ilk soluk alışları duyulmaya başlanmıştı.1978 yılındaki soluk sesleri TKP için çok önemliydi. Dönemin devrimci nesnelliği içerisinde, bu örgüt neredeyse üzerine ölü toprağı atılmış durumda idi. İngiltere'den gelen bir rüzgâr, bu ölü toprağının üzerinde şöyle bir esti. Bu esinti, kaçınılmaz olarak önem kazandı. "İngiltere"nin kendisi değil, bu esinti önemliydi.İngiltere için "polisiye" denmesi, İngiltere'nin çocukça bir tepkisellik içerisinde olması değil, ölü toprağının üzerinde esen rüzgârın varlığı önemliydi.Ama, İngiltere zamanla, bir rüzgâr olduğunu unuttu. Hava kadar su ...

SOLDA DURUM SAPTAMASI VE PERSPEKTİFLER

Türkiye sosyalist hareketinde önemli günler yaşanıyor.Son bir ayda sol, günlük basının sütunlarından düşmez oldu. Türkiye Komünist Partisi (TKP) ile Türkiye İşçi Partisi (TİP), yurtdışında başlattıkları birleşme sürecine (TBKP) ek olarak, parti çalışmalarında bulunmak üzere iki liderini Türkiye’ye gönderme kararı aldı. Bu satırlar yazıldığı sırada Haydar Kutlu ve Nihat Sargın’ın Türkiye’ye dönmeleri bekleniyordu.Geliyorlar...Gelecekler...Hayır, geldiler bile...Geçtiğimiz aylarda yoğun biçimde “geliş” olayı tartışıldı. Öyle sanıyorum ki, iki sekreterin Türkiye’ye dönüşleri üzerinde iktidarın olası bir sert tutumu, bu ülkede hep görüldüğü gibi, tartışmalarda bir ...

BİR DÖNEMİN İNSANLARI (1917-1922)

Ekim Devrimi’nin üzerinden yetmiş yıl geçti. Yetmiş yıl sonra bakıldığında, Devrim’in dünyadaki yansımalarına ilişkin olarak, çok daha net biçimde görülebilen noktalar var. Bunlardan biri ile başlamak istiyorum.Bolşevikler 1917’de Çarlık Rusya’sında iktidarı aldıklarında, dünyanın batısı ile doğusu arasında, pek çok açıdan, önemli uçurumlar vardı. Bir yanda gelişmiş kapitalist ülkelerin aydınları ve işçi sınıfları, öte yanda Asya’nın orta sınıf “münevveran”ı, 1917’yi ilk bakışta oldukça farklı biçimlerde değerlendirdiler. Ancak aradan yıllar geçtikten sonra belirginlik kazanan bir “ortaklık”da vardı aralarında: Gerek batı gerekse doğu, ...

TARİH VE SOL: PRAGMATİZMİ AŞMAK

Yazının hareket noktasını basit denebilecek bir gözlem oluşturuyor. Başlarken bunu kabaca dile getirmek istiyorum. Türkiye solunda, ülkenin ve solun tarihine ilişkin çarpıcı bir bilgisizlik söz konusudur ve bu bilgisizlik solu kısır bir pragmatizmin sınırları içine giderek daha çok hapsetmektedir.Az önce kullanılan “bilgisizlik” sözcüğünün kendi başına doyurucu olmadığını biliyorum. Ancak, Türkiye solunun tarihle ilişkisini daha yetkin biçimde tanımlayabilecek kavramları bulmak, doğrudan doğruya bu yazının hedefleri arasında. Bu aşamada, yetersiz de olsa “bilgisizlik” tanımının ampirik gözlemleri de kapsayan nötr bir içeriği olduğunu ...

YAŞANMASI GEREKEN BİR SÜREÇ VE BİR MESAJ

Tarih, yaşandıkları anda tüm zamanlar için çok önemli olacağı sanılan olaylar ve kişilerle doludur. Yıllar sonra tarihçi bunları değerlendirdiğinde, pek çoğunun kendi zamanlarının ötesinde bir anlam taşımadığını görür. Yine genellikle, tarihte, birçok olaylar ve kişiler yaşadıkları çağı aşarlar, tarihsellik kazanırlar. İnsanlığın gelişiminde taşıdıkları anlam, zaman içinde büyür ve netleşir. Tarih eleğinin üstünde kalan bu büyüklükler, çoğu zaman çağdaşlarınca yeterince algılanamaz. Somutun zenginliği bu büyüklükleri saklarken, eleğin altında kalacak olanları ön plana çıkarabilir.Somutun zenginliği, güncele teorik olarak bakamayanlarda bir başka büyük ...

GELENEKSEL SOL VE REEL SOSYALİZM

Rus sosyal demokrasisi geçen yüzyılın ikinci yarısında bir tartışmanın içine doğdu. İlk Rus Marksistlerinin Narodnik hareketten kopuşlarında, ülkenin evrensel gelişim yasalarına uygunluğu tezinin, Rusya’nın kendine özgülüğü tezine karşı yükseltilmesi önemli bir yer tuttu. Önce Plehanov, ardından Lenin’in isimlerinin parladığı bu Batıcı-Slavcı tartışmasının özü oldukça basit: Rusya, kapitalizmin Batı'da kaydettiği ilerlemeyi ve toplumun sosyalist devrime yaklaşacağı bir dinamikleşmeyi yaşayabilir mi, yoksa bu “Asyatik despotizm” ülkesi modern üretim ilişkileri, sınıflar ve siyasal hareketlere tamamen yabancı mı?... Rus Marksistleri geri köy komünü obşçina’yı, ...

PARTİ: UZLAŞMA MI, MÜCADELE Mİ?

Sosyalist olmayanların sosyalist parti kurma çabaları bilindiği gibi "birleşik" sıfatını tümüyle yitirdi. Burjuvazinin sol görünümlü eski partisi TİKP yandaşlarınca sahiplenilmeye çalışılan ve bu çevre tarafından yönlendirilen tartışma yalnız bırakıldı; sınıf uzlaşmacı, ihbarcı eğilim sol içinde yeniden tecrit olma sürecine girdi.Hapishanelerde yatan sol siyasiler genellikle dışarıdaki gelişmeleri, siyasi havayı yeterince yakından tanıyamadıklarından rahatsızlık duyarlar. Bir anlamda hapishanelerde insanların "konserve" edildiklerini düşünmek mümkün. Çoğunlukla olumsuz, ama zaman zaman da olumlu olabilen sonuçlarıyla birlikte. 1980-83 yıllarında, Türkiye'de derin bir sessizliğin hüküm sürdüğü dönemde, ...

ÜÇ YAZI VE BİR “AHLAK”

Gelenek kitap dizisinin önceki sayılarında, başlıkta adı geçen iki konu ayrıntılı olarak ele alınmıştı. Geçtiğimiz ay içinde, başka dergi ve kitaplar içerisinde bu yazılara yönelik açık ya da imalı eleştiriler taşıyan öç çalışma yayınlandı. Biri, Türkiye Sorunları Dizisi'nde, C. Akman'ın "Bir Yanlış Tartışma" denemesi, diğerleri Saçak 'ta, H. Berktay'ın "Türkiye'nin Özgüllüğü" başlıklı bir konuşma metni ve M. Ulusoy'un, Hikmet Özdemir'in Yön Hareketi araştırmasına ilişkin değerlendirmesi. Ulusoy hariç diğer iki yazar, Gelenek'de geliştirilen görüşlere atıfta bulunurken bir ortak tutum sergiliyorlar. Teorik ...

Sayfa 16 of 18 1 15 16 17 18

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur