Emine Esin Bozoğlu

Emine Esin Bozoğlu

BİR ADIM İLERİ ÜÇ ADIM SOLA…

Son on yılda edebiyat alanında -belki bir ölçüde şiir ve edebiyatın diğer alanlarından unutulmuş ve umulmadık birkaç örnek hariç tutulacak olursa- iş için ya da salt tanımak amacıyla diyemeyeceğiniz, gerçekten zevk alarak okuduğunuz, içinde yaşadığımız dünyaya, Türkiye'ye, ileriye doğru kendine yol açmaya çalışan bireye dair bir şeyler bulduğunuz ve bu anlamda kendinizi kelimenin gerçek anlamında teslim ettiğiniz "ufuk açıcı" yanlar taşıyan, nitelikli yeni edebi eserlerle karşılaştınız mı? Yoksa cinselliğin ve metinsel oyun anlayışının hakim olduğu edebiyat ürünleri ve genelde kitapla,...

İDEOLOJİLER ÖLDÜ, AMERİKAN KÜLTÜRÜ ÇOK YAŞA!

Sıcak bir yaz ortası çoğu kez çeşitli maddi olanaksızlıklarla izlenemeyen bir festival sürüyor İstanbul'da. Bu vesileyle pek çok yayına, çeviri baskılara, yeni yayınlanan kitaplarda konular yelpazesinin genişlemesine karşın hemen her yerde daralan ve tekleşen; bir yanda "arabesk" denilen popüler kültürün çevresinde gördüğü herşeyi yiyerek beslenmesi ile almış olduğu biçimler ve yaygınlık alanını günden güne genişletmesi olgusu, televizyonda izlediğimiz "Küçük" Emrah ve İbo ve Coşkun Sabah ve diğerleri ile öte yanda yine aynı geniş kesime hitap edebilme özelliği taşıyan Amerikan kültürüyle...

MEFİSTO YA DA FAUST

Faust'u Ortaçağ'da kentten kente dolaşan bir gezgin olarak çizen Alman efsanesine dayanan Dr. Faustus, Christopher Marlowe tarafından 1604'te yayınlanır. Bu, "ruhunu şeytana satan adam" efsanesinin ilk dramatizasyonudur. Sonsuz güce kavuşma ve dünyanın en büyük imparatoru olma isteğine sahip bir adam olarak çizilir Faust. Efsanenin ikinci büyük dramatizasyonu ise Aydınlanma Çağı’nın en büyük simalarından biri, Goethe tarafından gerçekleştirilir. Goethe bu oyunda insan doğası, insan ruhunun gizleri, yaşadığı çağda karşı karşıya olduğu entellektüel değişimler ve bir "ahlâk" sorunundan sözetmektedir. Goethe'nin Faust'u ile...

SİBEL ÖZBUDUN’LA SÖYLEŞİ

Gelenek: Sohbetimize konunun kökeni itibariyle bize çok önemli gelen bir nokta ile, kadının ezilmişlik sürecinin başladığı momentin değerlendirilmesi ile başlamak istiyoruz. Bu konuda asıl antropologlar ve sosyologların çalışmaları ve teorileri var. Biz de daha çok bunlardan öğrendiklerimiz üzerine fikir beyan ediyoruz.S. Özbudun: İnsanlık tarihinin başlangıç noktası geçmişe doğru geriletilebilecek bir şey. İnsanlık şu tarihte başlamıştır diyemiyoruz. Fakat genel olarak jeologların ve prehistoryacıların tespitleri çakışmaktadır. Pleistosen denilen 4. jeolojik zamanda insan ortaya çıkıyor. İnsanı diğer canlı türlerinden ayırdedilebilen alet yapma yeteneği...

FEMİNİZM BİR ALTERNATİF Mİ

"Kapitalist sistemin yıkılışından sonraki cinslerarası ilişkiler konusunda öngörebileceklerimiz temelde olumsuz bir karakter taşıyor ve çoğu durumda neyin ilga edileceğiyle sınırlı. Ancak yerine ne getirilecek? Buna ancak yeni kuşaklar karar verecek: Hiçbir zaman parayla ya da başka bir kudret aracıyla bir kadını satın alamayacak olan erkekler ve gerçek aşk dışında hiçbir nedenin kendini bir erkeğe vermeye zorlamayacağı, ya da iktisadi kaygılar yüzünden sevdiği erkeğe hayır demek zorunda kalmayacak olan kadınlar kuşağı. Bu kuşaklar ortaya çıktığında mevcut bütün davranış normlarını cehennemin dibine...

PLEHANOV: NARODİZMDEN BOLŞEVİZME

Marksizm, bazı sosyal bilimciler tarafından belli bir yön ve hedef gösterdiği gerekçesiyle “din” düşüncesiyle ilişkilendirilmeye çalışılsa da tarihsel gelişmenin bir anında, son haliyle “gökten inmiş” bir kurallar bütünü ya da dogmalar sistemi değildir. Belirli bir tarihsel dönemde, yine Marksist bir söyleyişle sınıf savaşımlarının belirli bir olgunluk düzeyinde, ayrıca belirli bir mekanda -kaynayan ve sürekli hareket üreten Batı Avrupa’da- ortaya çıkmıştır. Başlangıçta bütün bir Avrupa aydınlar kuşağını etkilediği de söylenemez; ayrıca işçi sınıfı hareketi içinde etkin bir konuma yükselmesi için de...

SU DA YANAR: YA KUŞAKLAR VE UMUTLAR

"Şair"e değil, sanki bir kuşağa, 68 kuşağına ya da 47'lilere adanmış bir film Su Da Yanar. Film, bir sinemacının bireysel hesaplaşması ile sınırlı kalmayarak, bir kuşağın toplumsal dökümü olmak savıyla lanse edildi. Bireysel başkaldırılarını ilerici siyasal harekete bağlayan, tüm toplumun sorunlarıyla yakın ilgilerini korumaya çalışan 47'liler... Şafakla yollara dökülen, karanlıkları aydınlatmaya sıvanan işçiler, yakılan, yasaklanan düşünce, Bayazıt, oğul acısı tadan analar ve daha önemlisi yaratılan ve sonraki kuşaklara devredilen duyarlılık 47'li kuşağın ayrılmaz parçaları...Ali Habib Özgentürk 1947 Adana doğumlu; tiyatro...

TÜRK SİNEMASINDA SUSKUN KAHRAMANLAR

Geçtiğimiz iki yıl içinde Türk sinemasında çok da doğru sayılmayacak şekilde "12 Eylül filmleri" diye adlandırılan dört film yapıldı. Geniş yankı uyandırdıkları söylenebilir. Bu filmleri Türk solunun 1980'den bu yana ve hatta 80 öncesinde yaşadıkları ile hesaplaşma denemeleri olarak değerlendirmek gerekli. Sol kesimler dışında, 80 öncesi ile nasıl bir hesaplaşma yapıldığı hepimizce biliniyor. Ancak yine 80'e gelirken çözülmeyi bekleyen sorunların yakıcı birikimi de hatırdan çıkartılmamalı. İçten bir eleştiri-özeleştiri dün olduğu gibi bugün de kendini dayatıyor. İleri adımlar atabilmek için...Hesaplaşma gerekliliği...

EKRANDA FRANSIZ DEVRİMİ: DANTON

Fransa’da 1982'de Sosyalist hükümet sağın diline düştü. Kültür Bakanlığı 1789 Devrimi'nin 100. yılı için planlanan geniş kültürel etkinliğin bir parçası olarak Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'ya bir film ısmarlıyor. Film, Fransız-Polonya ortak yapımı olarak Fransız-Polonyalı çok seçkin teknik ve oyuncu kadrosu ile Fransa'da gerçekleştiriliyor, 1982'de tamamlanıyor.Sosyalistler dahil Fransız solu, kendini, 1789'da Bastille'i basan halk kalabalıklarının meşru sahibi olarak görmekte. Film izlendiğinde hayretlerini saklamıyorlar. Cinematheque Française'de ilk gösterimde François Mitterand kızgınlıkla çıkıyor; çünkü Wajda Danton'u ele aldığı zaman dilimi içinde (Kasım 1793...

Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Kayıt Ol!

Kayıt olmak için aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurun.

*Kullanıcı Sözleşmesi'ni ve Gizlilik Politikası'nı okuduğumu, anladığımı ve kabul ettiğimi beyan ederim. Kullanıcı Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası.

Şifrenizi geri alın

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi veya okuyucu adınızı giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Oluştur